Facebook

Sitemize üye olup şiir ve yazılarınızı paylaşabilirsiniz. Hemen Ücretsiz Üye Olun!

Eğitimci Yazar ve Şairler (Eyaş), içmeden aşk sarhoşu olan ve gelecek nesillere benimde bir kaç kelamım var diyenlerin sitesi.

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 579
» Son Üye: Yalancı Şair
» Toplam Konular: 8,199
» Toplam Yorumlar: 8,620

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 15 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 15 Ziyaretçi

Son Yorumlar
Ne Olmaz?
Forum: Aşk Şiirleri
Son Yorum: admin
5 saat önce
» Yorumlar: 1
» Okunma: 8
Anneler Günü Program Sunu...
Forum: Türkçe
Son Yorum: admin
23-05-2018, Saat: 01:41
» Yorumlar: 0
» Okunma: 16
Güzel Bir Anne Şiiri
Forum: Anne Baba Şiirleri
Son Yorum: admin
23-05-2018, Saat: 01:31
» Yorumlar: 0
» Okunma: 16
Pazartesi Sendromu İle İl...
Forum: Klasik Öğretmen Lafları
Son Yorum: admin
21-05-2018, Saat: 01:04
» Yorumlar: 4
» Okunma: 8,967
2018 En Yeni Ramazan Bayr...
Forum: Bayram Mesajları
Son Yorum: admin
17-05-2018, Saat: 00:45
» Yorumlar: 0
» Okunma: 12
Yemyeşil Kalem İle Siirtl...
Forum: Güncel Eğitim Haberleri
Son Yorum: admin
17-05-2018, Saat: 00:25
» Yorumlar: 0
» Okunma: 16
Peyamên Înîye yên Kurdî H...
Forum: Kürtçe Mesajlar/Peyxam-Hinare
Son Yorum: admin
12-05-2018, Saat: 14:22
» Yorumlar: 1
» Okunma: 24,801
23 Nisan Koltuğa Oturacak...
Forum: Haftanın Yazısı
Son Yorum: admin
06-04-2018, Saat: 11:11
» Yorumlar: 0
» Okunma: 82
Çevreci Minikler Fidan Di...
Forum: Güncel Eğitim Haberleri
Son Yorum: admin
27-03-2018, Saat: 21:56
» Yorumlar: 0
» Okunma: 137
18 Mart Çanakkale
Forum: Savaş ve Barış Şiirleri
Son Yorum: admin
22-03-2018, Saat: 10:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 168

 
  Ne Olmaz?
Yazar: Yalancı Şair - Dün, Saat: 13:39 - Forum: Aşk Şiirleri - Yorumlar (1)

Alıp bașını gidemezsin
Yok bașka bir ihtimal
Ya benimsin
Ya șiirimin

Bu konuyu yazdır

  Anneler Günü Program Sunum Metni
Yazar: admin - 23-05-2018, Saat: 01:41 - Forum: Türkçe - Yorum Yok

ANNELER GÜNÜ PROGRAMI

Sayın okul müdürüm, değerli  öğretmenlerim , canımız  annelerimiz , kıymetli misafirler ve sevgili arkadaşlar.Anneler günü dolayısıyla hazırlamış olduğumuz programımıza HOŞ GELDİNİZ SEFA GETİRDİNİZ.
“Bana sevginin, umudun, yaşamın ve güzelliğin anlamını öğreten kadın; beni en saf ve gerçek sevgiyle büyüten, sonsuz sabrına hayran olduğum kadın… İyi varsınız….
1-    Şimdi Sizlere hazırladığımız video kliple baş başa bırakıyoruz.
“Hayatta en çok istediğim; gülümsemenin yüzünden eksik olmaması. O güzel gözlerin hiçbir acıyla ıslanmaması. Seni çok seviyorum anneciğim.”
2-SOL YANIM ACIYOR şiiri ile karşınızda Ece Özgüç arkadaşımızı dinliyoruz.
“Nasıl oluyor da tüm yorgunluklarımı, sızılarımı bir sarılmayla dindirebiliyorsun… Nasıl oluyor da sıcak bir gülüşle içime işleyip beni tüm dertlerden çekip kurtarabiliyorsun… Sanırım cevap hep aynı, cevap hep senin güzel yüreğinde saklı. Anneler günün kutlu olsun canım annem.”
3- Anne Türküsü İşaret Dili Videomuzu izliyoruz….
“Senin bir parçan olduğum için çok şanslıyım. Dünyaya tekrar gelsem yine senin evladın olmak için her şeyimi verirdim. İyi ki varsın anneciğim.”
4- Şiirlerini okumak üzere                                                                          arkadaşlarımızı sahneye davet ediyorum.
“Varlığın iliklerime işlemiş, yokluğunu asla kabullenemem annem. Senin yerini hiçbir şey dolduramaz. Beni ayakta tutan varlığını hiçbir şeye değişemem. Bir tek sen ol, bana yeter. Seni çok seviyorum.”
5- Göndermiş olduğunuz resimlerden oluşan slaytımızı İzliyoruz…….
“Tüm fırtınaları atlattığım liman, her felakette koştuğum sığınaksın. Mutluluğumu arttıran, sevincime ortak olan, beni en büyük sevgiyle kucaklayansın. Sen benim canım annem, diğer yarımsın.
6- Annem adlı şiiri okuması için Elbi Fatma Kızılay arkadaşımı sahneye davet ediyorum.
 
 
“Cenneti ayaklarının altında taşıyan kadın, güzeller güzeli annem. Varlığın bana her zaman güç verdi. Allah seni başımızdan eksik etmesin. Anneler günün kutlu olsun.”
 
Şimdi de bilmece adlı şarkıyı okumaları için 3-D sınıfını sahneye davet ediyorum.
 
ANNELER GÜNÜ nedeniyle hazırladığımız programımız burada sona ermiştir.Bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize teşekkür ediyoruz.                                              
 
 
 
 

Bu konuyu yazdır

  Güzel Bir Anne Şiiri
Yazar: admin - 23-05-2018, Saat: 01:31 - Forum: Anne Baba Şiirleri - Yorum Yok

Anne



Gönlümün ışığı, gözümün nuru,
Karanlık dünyamın çırası anne
Seni görmek bana verir huzuru
Şefkat ve merhamet deryası anne.





Benim üzerimde çok senin hakkın
Fermanı da budur. Cenabı Hakkın
Şüphesiz sensin bana en yakın
Sensin dertlerimin çaresi anne.





Bil ki her şeyim feda uğruna
Severek ölürüm senin yoluna
Ne olur dua et aciz oğluna
Gariptir ciğerin paresi anne...




Mehmed İhsan Uslu

Bu konuyu yazdır

  2018 En Yeni Ramazan Bayramı Mesajları Sözleri
Yazar: admin - 17-05-2018, Saat: 00:45 - Forum: Bayram Mesajları - Yorum Yok

2018 En Yeni Ramazan Bayramı Mesajları Sözleri

 
Bu bayramda gönlünüz dertlerinden arınmış, tüm gözyaşlarınız dinmiş olsun. Yüzünüz de hep gülümseme, kalbiniz huzurla dolsun. Ramazan Bayramınız kutlu olsun.
Güneşin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzak melekler başucunda olsun. Güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul, Ramazan Bayramın mübarek olsun.
Ramazan Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekanınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun.
En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak merhabadır bayramlar. Ramazan Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun.
Kâinatın yaratıcısı ve âlemlerin rabbi yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun. Ramazan Bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Ramazan Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun.
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği. Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı. Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun. Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, pekguzelsozler.com bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Ramazan Bayramınız bereketli olsun.
 
bayr-300x160.jpg
 
* Her şeyin rahatça yenip içilebildiği mübarek 11 aylar başlamıştır. Hayırlı bayramlar…
* En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Ramazan Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun.
* Yüreklerde bir esinti ve barış paylaşımına en sıcak merhabadır bayramlar. Ramazan Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun…
* Dualarım sizinle Bir dahaki Ramazan Bayramında güzel anılara imza atmak dileği ile Ramazan Bayramınız Hayırlı Olsun.
* Dünya'da ve ahirette hakiki bayramları yapabilmek temennisiyle Ramazan Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
* Dostluğu, sevgiyi ve geleceği… Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.
* Adaletin terazisi, Varlığın Yaratıcısı, merhametin tek göstergesi Olan Yüce Yaratan ALLAH Hayırlı Dualarda Bulunan Muminlerinin Dualarını Kabul Eder, Bu hayırlı bayramda Dualarımız Yüce ALLAH a Mübarek Ramazan Bayramınız Hayırlara Vesile Olur inşallah.
* Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.
bayyy-300x168.jpg
 
* Huzur Kalbimizde Olduğu Sürece Gözlerimizde parlayacaktır, Tıp ki Bugün içimizdeki Huzur Gözümüzdeki Işık Gibi, Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun..
* Dualarım sizinle, bir dahaki ramazan bayramında güzel anılara imza atmak dileği ile ramazan bayramınız hayırlı olsun.
* Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Bayramın kutlu olsun…
* 11 Ayın Sultanı Ramazanın Soframıza Getirdiği Bolluk Gibi Bu Bayramda Bol bol içinizde Huzur Olsun, Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun.
* Bugün dualarınızı her zamankinden daha çok yapın, koruyucu melekleriniz avuçlarınızın içine çiçekler döksün, kalplerinize bedeninize ilham versin, bayramları en hayırlı şekilde geçirmeyi nasip etsin, ramazan bayramınız kutlu olsun.
*Gönüller bir olsun Bu mübarek Ramazan ayında düşüncelerimiz hem fikir olsun Allah'ın yolunda, hayırlara vesile olsun. Tüm müslümanların Ramazan Bayramı mübarek olsun.
*Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Ramazan Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar!
*Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Ramazan Bayramları dileğiyle.
*Gülerek bitti mübarek Ramazan ayı, şimdi ellerim havada dua ediyorum Yaradanıma. Bu mübarek Ramazan Bayramında herkes mutlu olur inşallah dualarım Allah'ıma..
*En güzel anıları birlikte paylaşmak dileği ile en güzel hatıraları bu bayramda tazelemek dileği ile mübarek Ramazan bayramınızı kutlarız.
bbbbb-300x168.jpg
 
Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir ve duaların kabul olsun, sevdiklerin hep seninle olsun bayramınız kutlu olsun.
Küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmet ve şefkat dolu günlerin en değerlilerinden olan Ramazan Bayramınız kutlu olsun.
Dünya’da ve ahirette hakiki bayramları yapabilmek temennisiyle Ramazan Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Ramazan Bayramınız hayırlara vesile olsun.
Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlara gülücükler getirsin, öyle içten öyle samimi, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. İyi bayramlar.
Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum. İyi bayramlar.
Sana gelen her iyilik Allah’tandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekânın cennet yuvan huzurlu kalbin Allah ile dolu Ramazan Bayramın mübarek olsun.
Sevgi söze dolarsa dua olur, dua Allah’a ulaşırsa nur olur, aynı yolda birleşen dualarımızın Nur’a dönüşüp rabbimize ulaşması dileği ile bayramın kutlu olsun.
Bin damla serilsin yüreğine, bin mutluluk dolsun gönlüne, bütün hayallerin gerçek olsun, duaların kabul olsun bu bayramda. Ramazan Bayramın mübarek olsun.

Bu konuyu yazdır

  Yemyeşil Kalem İle Siirtli Öğrenciler Doğa İle Buluşuyor
Yazar: admin - 17-05-2018, Saat: 00:25 - Forum: Güncel Eğitim Haberleri - Yorum Yok

Yemyeşil Kalem İle Siirtli Öğrenciler Doğa İle Buluşuyor


Siirt'te Mehmetçik İlkokulu öğrencileri, "Önce Kalemimiz Sonra Dünyamız Çiçek Açsın" projesi kapsamında başında tohum kapsülü bulunan kalemleri saksılara koyarak çiçek yetiştirdi.




Öğretmen Sefa Tuaç'ın Faceook üzerinde Yemeşil Kalem adlı sayfa yöneticiler ile iletişime geçerek hazır olan proje ile 300 öğrenci, öğretmenleri yardımıyla saksılara başında tohum kapsülü bulunan kalemleri yerleştirdi.


Yemyeşil Kalem adlı sayfa yöneticileri harika bir fikir ile alışılagelmiş hediyeleri yıkarak yaratıcı bir proje ile öğrencilerin doğa ile buluşmasına imkan sağlıyor. Eğitme Işık tutacak fikirlerin desteklenmesi ve tüm okullarda uygulanması gerektiğinin söylemek gerekir. İletişime geçmek isterseniz --> https://www.facebook.com/yemyesil.kalem


Ekilen Kalemler bir gün sonra kapsülün erimesiyle öğrenciler kalemlerini çekip tohumların yeşermesini bekleyecekler. Tabi bu süre zarfında bakımını üstlenmesi gerekiyor


Öğrencilerin evlerinde gerçekleştirdiği kalemlerden çiçek yetiştirme çalışmasıyla çocuklarda sorumluluk ve üreten bir nesil yetiştirmek hedefleniyor.


Okul Müdürü Mahfuz Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Önce Kalemimiz Sonra Dünyamız Çiçek Açsın" projesi ile öğrencileri saksı ve tohumlarla buluşturduklarını söyledi.
Çocukların bu proje ile neler yapabileceğini, dünyayı ne kadar güzel bir yere çevirebileceklerini sergilemeye çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, "Umarım çocuklarımız bu güzel etkinliklerini devam ettirecekler. Dünyanın, ülkemizin ve ilimizin daha güzel olması adına, doğaya, çevrelerine daha duyarlı olmaları adına etkinliklerine devam edecekler." diye konuştu.


Öğretmen Sefa Tuaç da okul bünyesinde oluşturulan Çevreci Minikler adlı kulüp üyesi 300 öğrenciyle saksıda kalem yetiştirme etkinliği gerçekleştirdiklerini belirtti.











20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg20180502_3_30127404_33279292.mp4_snapsho...40x360.jpg

Bu konuyu yazdır

  23 Nisan Koltuğa Oturacak Öğrenciler İçin Hazır Metin.
Yazar: admin - 06-04-2018, Saat: 11:11 - Forum: Haftanın Yazısı - Yorum Yok

Baş Hekim Koltuğuna Oturacak Öğrenci İçin Hazır Metin.




23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı dolayısı ile geçici olarak bu koltuğa oturmuş olsam bile hedefimin illerde bu koltuğa oturup Siirt’imize hizmet etmek olduğunuzu bilmenizi isterim. Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir. Bu yüzden siz sağlık personellerinden isteğim şudur ki hastalara empati ile yaklaşmanızdır.

Sokrates  derki : İyi bir hekimde dört nitelik vardır.
Nezaketle dinlemek, akıllıca konuşmak, dikkatlice düşünmek ve tarafsızca karar vermek. Görüyorum ki sağlık personellerimiz görevlerini hassasiyet ile yapmaktadırlar.
Yalnız hazır bu koltuğa da oturmuşken birkaç eksiği de söylemek istiyorum. Çevredeki binaların araçları hastane içersine park ediliyor bu da hastaları çok mağdur ediyor gerekli tedbirler alınsın. Hastaneye gelen çocuklara doktorlar tarafından küçükte olsa ufak bir hediye verilsin. Çocuklarımız hastanelerden korkmasınlar. İnsanlarımız sağlık konusunda ihmalkardırlar gerek okullarda gerekse başka alanlarda halkı bilinçlendirmek için seminerler verilsin.
 
İlk günden fazlada sıkmak istemiyorum. Sizin söylemek istediğiniz bir şey var ise buyurun dinliyorum. Şayet yoksa hemen hastanemi dolaşmak istiyorum ?




23 Nisan da Koltuğa Oturacak Çocuklar İçin Konuşma Metni

Bu konuyu yazdır

  Çevreci Minikler Fidan Diktiler
Yazar: admin - 27-03-2018, Saat: 21:56 - Forum: Güncel Eğitim Haberleri - Yorum Yok

Mehmetçik İlkokulu Çevreci Minikler Fidan Diktiler

Mehmetçik İlkokulu Çevreci Minikler ile çok farklı. Orman Haftası münasebetiyle “Bir İnsan Bir Fidan” sloganı ile üniversite alanında 160’a yakın fidan dikimi yapıldı. Her öğrencinin kendi fidanını diktikten sonra künyesini fidana asarak yarınların daha güzel olması için büyük bir adım atmış oldular. Okul Müdürü Mahfuz Yılmaz ve Çevreci Miniklerden sorumlu Sefa Tuaç ve Çetin Savun böyle bir günü organize ederek öğrencilerin doğa ile buluşmasına imkan sağladılar. Siirt Üniversitesi Yeşil Alan Sorumlusu Abdurrahman Yıldız gerek fidan temini gerekse fidanların dikimi için her türlü imkan ve desteği sağlayıp 15 Temmuz Hatıra Ormanı oluşmasında öncü olmuştur. Hâlihazırda üniversitenin yeşillenmesi için gerekli çalışmaları sürdüren Yıldız minik ellerin toprak ile buluşup çevreye ve doğaya karşı duyarlı bir nesil yetişmesi için SefaTuaç  öğretmenimizin getirmiş olduğu bu projeye destek vermemek mümkün değildi. Böyle çalışmaları her zaman destekleyeceklerini ifade ettiler.


[/url]5D0jQM.jpg








 
[url=https://hizliresim.com/EPLjR9]EPLjR9.jpg


Okul Müdürü Mahfuz Yılmaz: Bugün öğrencilerimiz kazma, kürek hatta elleriyle çukurlar açarak, fidanları diktiler. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras daha iyi bir dünya olmalıdır. Çevreyi ve doğayı seven 160 minik el yarınlarına yeşil bir dünya bırakacağına inançları gözerinden okunuyordu. İstendik davranışları ancak yaparak ve yaşayarak kazanacaklar. Ormanları sadece kitaplarda okuyarak değil bizzat gidip yaşayarak ve üreterek öğrendiler. Bugün öğretmeni ile öğrencisi ile, velisi ile yarınlara güzel bir miras bıraktığımızın düşüncesindeyim. Yaptıkları çalışmanın herkese örnek olmasını umduklarını dile getirdi. Son olarak  Siirt Belediyesi, Siirt Üniversitesi ve Orman Genel Müdürlüğü’ne vermiş oldukları desteklerden dolayı çok teşekkür ederiz.
 
oO5J62.jpg


Çevreci Minikler Sorumlusu Sefa Tuaç: “Bir İnsan Bir Fidan” sloganı ile hareket ederek her öğrencinin kendi fidanını kendi elleri ile dikmesi bu vesile ile öğrencilerimizin yaşayarak öğrenmesine imkan sağladık. Bugün diktikleri bu fidanlar yarın büyüyüp ağaç olunca, Siirt Üniversitesini kazandıklarında geleceğine nasıl büyük bir yatırım yapmış olduklarının bizzat şahidi olacaklar. Bize her türlü desteği sağlayan Siirt Üniversitesi Yeşil Alan Sorumlusu Abdurrahman Yıldız böyle bir organizasyon sağlamamızda destek olduğu için öğrencilerim adına çok teşekkür ederim. Ne zaman güzel bir işe kalkışsak her zaman yanımızda duran idarecilerime de teşekkür ederim. Öğrenciler odak olunca; koşturan Rehber Öğretmenlerimiz Çetin Savun ile Muhammed Yıldız Hocama, öğrencilerime ve velilerimize çok teşekkür ederim. İmece sözlükte bir kelime olmadığını, bugün burada müdürü ile öğretmeni ile öğrencisi ile ve velisi ile bunu bizzat yaşadık. Çevreci Miniklerin bu yıl 6 projesinden 3. sü olan 15 Temmuz Mehmetçik İlkokulu Hatıra Ormanı Siirt’imize hayırlı olsun.





gOgQ92.jpg



4aANGQ.jpg

Bu konuyu yazdır

  18 Mart Çanakkale
Yazar: admin - 22-03-2018, Saat: 10:30 - Forum: Savaş ve Barış Şiirleri - Yorum Yok

Siirt Mehmetçik İlkokulu öğrencilerden Mehmet Alperen Korkmaz dan Çanakkale  Haftası dolayısı ile kendiliğinden, içinden geldiği gibi yazmış olduğu şiir ile bir kez daha anladık ki bu ülkede bir Mehmet ölür bin Mehmet doğar. Öğrencimizi canı gönülden kutlar başarıların devamını diliyorum.   


8526c55df3d38fc83460eea592fcd8c6_1521361775-b.jpg                         



                 

   18 MART ÇANAKKALE 


 
Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur ,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top ,tüfek sesleri,
Her yanı inletiryordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,
 
Kükrüyordu tepeden ,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacakca düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar ,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler, Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.
 
Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar.
Her karış toprağında bin, şehit bir mezar.
Yeryüzünde yaşadıkça ,tek dişi canavar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.
 
Sen rahat uyu ey şanlı şehit.
Gölgesinde gölgelen al bayrağın.
Hangi kem göz sana edebilir nazar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.
 
Yedi cihana yeter yazdığın destan.
Gök kubbe ayyıldız sana verir selam.
Çanakkaleyi düşmana yaptınya mezar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.
 
Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez.
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez.
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.
                                                      
MEHMET ALPEREN KORKMAZ
       4-E SINIFI / 365




Siirt Mehmetçik İlkokulu

Bu konuyu yazdır

  Yılmaz Erdogan En Güzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 04-03-2018, Saat: 16:06 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

SANA BAKMAK

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır


AŞKIMIZ


Aşkımız iki gözlüklünün öpüşme çabasıydı;
gözlükleri çıkarmak hiç aklımıza gelmedi.

Hiç düşündün mü belkiyi
Belki, eline en yakışan takı benim elim.
Belki de en belli olacak yalan, benim söylediğim...
Belki sen ve belki ben...

Yoksulluk, kirden rengi tanınmayan
bir beyaz tutsaklık...
İnsan kendine iltica edebilir mi?

Ölü olarak ele geçiriliyor en sıcak insan sözleri..
Ve hüznüm bir kamu morgunda işe başladı.


ÖYLE BAKMA ÇÜNKÜ

Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden
dünyaya,
hayretihasret ve biraz da
bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
aklı canbaz,yanağı al,
sesi çilek aroması
bir çocuk oturuyor
gözlerinde...


GÜLÜŞÜN

Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Sarılışında ne düşler,
Ne düşükler,
Sakınamazsın.

Aynı yolları,
Kimsesiz mekanları,
Birlikte özleme hasreti...
Yalnızlığımın dert ortağı gastrit...

Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.

Bütün iç savaşlarda,
Rehin alındı bu yürek
Kandıramazsın.

Hangi çekilişin
Büyük ikramiyesi bu,
En uzak sevişmelerin
Yeni yetme utancı.
Lakin aşk,
Biraz da utanmaktır yaşamaktan,
Sakınamazsın...
Yeni yetmelik işine gelince:
O zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçede var.
Bazı dillerde yok.

Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Kime niyet kime felaket bu aşk,
Anlayamazsın.

Ödümüz patlıyor acı çekmekten
Oysa;
Biraz da acıdır,
Aşkın mayası.
Kaçınamazsın.

Gülüşündeki manayı saklayamazsın.
Tutunacak yerimiz yok,
Resmi tutanaklarda.

Gülüşünde bin yıllık hasret var,
Saklayamazsın.
..........................
Bu yazık karşılaşmanın
Alnımıza çakılıyor anafikri:

Aşka cesaretimiz yoksa
Başka zaman görüşürüz!



AŞK HAYATI
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın tenini yakmasıydı
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasıydı...

"Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu



BİLDİĞİN GIBI DEĞIL

Bizi bilirsin;
avuçla su içmeyi
marifet biliriz,
yenilmeyi bir de
kendi sahamızda...

bizi bilirsin;
saçımızı ıslatmayı fiyaka biliriz,
limonla!
tesbih yaparız,
düş kırıklarından..

bizi bilirsin;
ağzının içinde oturmak isteriz
ve rutubetin en yakıştığı yer biliriz
ağzını...

bizi bilirsin;
yaşamak biliriz,
vademiz dolduğunda
avuçlarında gömülmeyi...


ÖMRÜM ÖMRÜM

mum yanar
mum ışıldar
kendileri yoktur gölgeleri oluşur
ferinden korkulsa da rahmetin
yenilmez toprağa can katmanın kudreti
bir ömre kaç hayat sığar
görülecektir....
mum aydınlar
mum sınar
ayrılık acısı kadar seversin
ve sevmenin coşkusu kadar koyar insana
aşk sözlüğünden ayrılmak

mum yaralanır
mum sürer
kem göz sahibini sürükler
son çağındır artık
fitil kokar
gövdende birikir
senden eriyen parçalar

mum biter
mum söner dibine hayatın
işte yaşadım dediğin
bir mum ömrüdür

eren
ve
eriten kendini....

ADIN BAHARDI


Kente yalnızlık gelirdi sen uyuyunca
Yüzümde mevsim değişirdi uyandığında
Bilmezdin gizliden seni sevdiğimi
Aşkın içimde solardı adın bahardı

Eteğini koştururdun sokağımızda
Sokak sus pus olur sana bakardı
Bilmezdin gizliden izlediğimi
Gözlerim gözlerinden korkardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı

Sokakta bir bayramdı durakta bekleyişin
Sanki sonsuz bir ayrılıktı okula gidişin
Bilmezdin her sabah seni yolcu ettiğimi
Yüreğim yol boyu ardından ağlardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı.

ACI

Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?

BU YOL NEREYE GIDER

bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan önce
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir
gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela

yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

Bu konuyu yazdır

  İbrahim Sadri En Güzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 04-03-2018, Saat: 15:49 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

BİZİM YAŞADIKLARIMIZ

bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gibisevmekteyiz, seviecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları eloyasıişlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

kalbim ağrıyorsa da kardeşim
gönlüm bulanıyorsa
tedirginsem kuşkuluysam
kalın kitapların yazdığına bakarsan
acaip suçluysam
havada ihanetdışarıda sıcak
duvarda yazılar
kalbimizde acılar varsa da
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

mektubun geldi bugün haziran
kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından
haberin geldi
haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta
çok bakarsın yağmur yağanda
ıslak ve buğulu camların ardından bilirim
bilirim, acı
nasıl oturur adam yüreğine
ne var yani işte
iyiyim diyorum ya
inan olsun iyiyim anne
insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe
bak üzülme
yazıyorum bir daha
nolur üzülme
üzülmüyor analar
oğulları üzülmüyorum dedikçe

bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her insan gib isevmekteyiz, seviecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları



ÖYLESINE SEVMİŞTİM
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin


SEVDA SOKAĞI

ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum
gecenin efkarı iniyor perde perde
sevdanın hayali vuruyor arada bir içime
ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
hani şu perdelerinde mavi kuş resimleri olan
ali bakkalın hemen yanında 17 numara
o kırgın hayatın tam ortasında
hani duvarlarında hala yazılar olan o sokakta
biri gurbetin ,biri ihanetin,
biri de seni böyle sevmenin hikayesi
sevdanın camı bana bakıyor ben cama
ve bak sen şu serencama
pencere önünde menekşeler ,hatmiler
bide gece sefası ,bide haytalığı adamın
abi bide sevdanın hayali vuruyor arada içime
iyi oluyor diyorum bu sana iyi oluyor
arada bir arkadaşlar geliyor laflıyoruz ordan burdan
anlarsın ya güzel abim
iç cebimde bir umut doğuyor
bide nerden bulduysam resmi sevdanın
resimde sevda inadına gülüyor
sevdam gayri resmi bilmekteyim
gel ki benim abim
birazda üstümüzde macera güzel duruyor
yani yakışıyor adama yakışıklı bir sevda
hayat haybeye vurmuyor yüzümüze belasını
hayat sokağımızda bir kehribar tespih gibi
dokuyor tanelerini takır takır yüzümüze

ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum
geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum
ağzımda fiyakalı bir ıslık
zulamda ağır yarası sevdanın
ali bakkalın çırağı metin anlıyor halinden insanın
metin nedir senin niyetin
kap bakalım abine bir taze ekmek biraz zeytin
bu akşam yine odamda efkar var
anlarsın ya metin adamın halinden adam anlar



BIR ADIN KALMALI
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç



BIR ŞEY ŞÖYLE

Bir şey söyle
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Bir şey söyle
Yıldızlar semadan bir bir
döküldüğünde üstümüze
Bir şey söyle
Ben seni unuturum
Söyle
Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz
bucaksız sema
Hani biz
ateşin etrafını sarmış
pervaneler gibi olduğumuzda
Bir şey söyle
Unuturum ben seni, söyle
Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman
Gök yarıldığı zaman
Ne oluyor bu yere dediği zaman insan
Ve kalakaldığında yüzkarası
şiirlerim
Ve sensiz bir zaman
ve ayaklarımızın altından toprak
kayıp
Dümdüz eğildiği zaman
Bir şey söyle
Defterler açıldığında gökyüzü
sıyrılıp
alındığında
Cehennem tutuşturulduğunda cennet
yaklaştırıldığında



ANNE
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana

Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim

Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
Gelecek oğul, sen uyu şimdi
Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
Ben uyur, düşümde
Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
Sen, babam, ben ve melekler
Ve melekler anne
Anne melekler
Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
Ben de çekip gittiğimde
Yani oğulcuğun yani yürek yarın
İçinden geçen şarkın gittiğinde
Sen nasıl yaşadın anne

Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana

Vakit yok artık
İstersen kalayım böylece
Ama bir kere öpseydim elinden
Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana son gelişim

Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
İşte gidiyorum vakit doldu
İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde
Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
Üzülme anne, vakit doldu
İşte şimdi bir oğlun oldu
Bir oğlun oldu anne

Kan ter içinde gece
Kan ter içinde heryanım



ADIN BATSIN

yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
nasıl edem nere gidem dertli baş ile
bilemedim teli kırık kemana döndüm

canım aldın, can evimden vurdun ya sende
küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın

zaman ola devran döne sen de çekesin
yitiresin umudunu heder olasın
aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin

sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
yalan oldum talan oldum senin sayende
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın

beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
sesime bakıpta ağlıyorum sanma
seni özleyince böyle olsun birazda

ayrılıversin yaprak dalından
insan sevdiğinden ayrılıversin
kan damarımdan can pazarından
adam baharından ayrılıversin

dağda dört mevsim erimeyen kar varya
yokluğum öyle erimesin
sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
sen de vicdansız çıktın adın batsın



YALAN

hadi gidiyorsun
yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
herşey gidiyor
gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
solgun bir gül oluyor insan
bir demet kır çiçeği ölüyor sen gidiyorsun
ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
bakma öyle
ben kanıyorum sen üşüyorsun

kolay değil bir yalan bu
yaralayan kanayan koca bir yalan
yalan işte
sevdiğim yalan
şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi
yumuşak sıcak bir yalan
ıslak gözlerimle geçiyorum
yaralı bir ceylanın kalbinden
ceplerimde kül var
bir yangından arta kalan

sorduğum adreslerde kimse olmuyor
ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman
her şey bir yalan gibi yandığı zaman
yalnız olduğunu anlıyor insan
anladım ve geçtim
yaralı bir ceylanın kalbinden

aynamı kırdım fotoğraflarımı yaktım
nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı
nasıl da umarsız

su gördüm düşümde
karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
sonra sabah oluyor
ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu

hayır diyordu bir dağ köylüsü
hiçbir şey için geç değil
ve geç değil bir şey için hiçbir şey
bişey vardı öyleyse bişey
beni çeken
gecenin duldasından uzağa
kocaman çayırlara çeken bişey
gümrah ırmaklara
sonra sıcağa sonra acıya
sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
bişey

tutsana beni,bırakmasana
olsun yaralasana
olsun,ağrısa da
yalan da olsa,kalsana

dağ köylüsü
aşkın olduğu yerde ben varım
sen olmasan da ben varım
yağmur yağar saçlarım filizlenir
bir yıldız düşer omuzlarıma
ıslık çalar ıslanır şarkılarımı söyler geçerim kapından
camların buğusundan ve yağmurun kokusundan
tanırlar beni
bilirler
en iyi yalanlarını ben alırım onların
adresler sorarım kimseler oturmaz orda
ve kimseler olmaz ben sordukça

dağ köylüsü
şimdi gidersen
şimdi git
kalırsan şimdi



VUR BİTSİN

Orada masanın üstünde bir resim,
İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’da
Saçlarımızın üzerinde martılar,
Gözlerimizde acemi bir aşk
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk,
Senin sırtında sarı yağmurluğun
Kadıköy’de ucuzluktan almışız
Bende o siyah kazak hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse,
Islatan her tarafımızı
Orada masanın üstünde bir resim,
Yak bitsin
Orada kapının arkasında bir yazı,
Seviyoruz yazmışız birlikte,
Harfler nasıl titremiş meğer ellerimizde,
Bir pazartesi akşamı ben eve dönünce
Tutup öyle yazmışız nereden estiyse,
Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere,
Ne yaptığın çorbanın, ne pilavın tadı
Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam,
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada kapının arkasında bir yazı
Sil bitsin.
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasılda dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle,
Bir masalmış bir yalanmış gibi korkmuşuz,
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışın filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gökyüzünden bir dilek tutmuşuz,
Mehtap gülümsemiş deli yürek çocukluğumuza
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Kır bitsin.
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Belki minik kızgınlığın, belki bir gülüşün orda,
Böreğin altını yakışın, düğmeyi dikerken iğneyi eline batırışın,
Ve saçların hep o kan gülleri taktığın saçların, beni mahpus bıraktığın saçların.
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun, şu senin küçük yastığın, şu eşarbın,
İşte şu bir haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Git bitsin.
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Adam bütün adamlığını dökmüş önüne,
Böyle kaç gün yada kaç gece, ayaklarının dibinde,
Öyle kolay mı öyle kolay gitmek,
Her şeyi bu İstanbul’u, o sevdiğin adaların kokusunu
Mısır çarşısını, Eminönü’nün balık ekmeğini
Beyoğlu’nun sinema salonlarını birlikte beklediğimiz 28 numarayı,
Unutmak öyle kolay mı, öyle kolay,
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Kov bitsin.
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Babadan kalma,
Hani bir bayramda saydırmışız havaya,
Sen biraz ürkek sokulmuşun omzuma,
Kuşlar havalanmış bütün kuşları İstanbul’un,
Giderken galiba bir beni birde bunu unutmuşun
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Ve burada zaten öldürdüğün bir yürek,
Vur bitsin



YOL

gözlerim kapanmadan önce yoldaydım
damperli bir kamyon kadar gürültülü
ve bir o kadar sabırlı...
bir menzil bir başka menzile,
bir kilometre başka kilometreye değiyordu
kalbimden acılı şarkılar geçiyor,
sigaramın dumanı akşamla gülüşüyordu
yoldaydım...
kirli beyaz gömleğimin üstünde yağ lekeleri,
arka dörtlüde şöför ismetin hayar hikayeleri,
bir keskin viraj korkusunda,
hükmünü yitirmiş bir limon kolonya ferahlığında,
kısa ve soğuk ihtiyaç molalarında,
bir kasaba otogarında,
zigana geçidinde
başım camda sarsılarak uykudaydım,
öyle dardaydım,
yoldaydım...
o türkülerdeki, o ağıtlardaki,
o fırata kaptırılan gelin gibi hoyrattaki,
o aşılmaz, o varılmaz, o kahbe,
o yalan sevgili,
o rüya gibi
yoldaydım...
bir aşka gidecektim,
gece yarısı yeni bir şehre inecektim,
ellerim cebimde olucaktı,
kalbim avuçlarımda,
üşüycektim...
sen belki, belki sen
cesur turizmin yazıhanesinden,
apollo magius patinaj çekerken,
hayal meyal görecektin beni...
orası burası sökülmüş bir valiz elimde,
yanımda senin için topladığım üzümlerle dolu bir sepet,
ağzımda bulantıyı geçiren nane şekeri,
cebimde muavinin ikram ettiği gofret,
dudağımda yarım bir şarkı,
yüreğimde sadece hasret,
sadece cesur, sadece menzil,
sadece...
cümleten geçmiş ey olsun yolcular
yine bekleriz,
yine gideriz,
yine severiz birbirimizi...
geçmiş olsun ey yolcular!
sizin yolunuzun bittiği noktada bizim yolumuz başlar.
gidin,
yatın şimdi,
ya da buluşun sevdiklerinizle..
birbirinize öyküler anlatın;
kaptan uyuyordu diyin,
acılı şarkılar dinliyordu diyin,
çok sigara içiyordu,
gülmüyordu diyin,
geçmiş olsun ey yolcular!
hadi gidin
hadi siz gidin
hadi biz de gidelim ismail
bak arkaya yakayım dörtlüleri
havalı bir korna,
güzel bir manevra,
hoşçakal otogar!
merhaba yollar ve bahar,
yamalı asvaltlar,
merhaba hendekler, dereler, şarampol,
merhaba rüyalar, ecel,
merhaba hakkı bulut,
nane şekeri, kolonya, çokoprens
ve diğer herşeyler...
merhaba yol
yoldayız...
hayırlı yolculuklar,
hayırlı rüyalar,
gece kuşları, fren sesi,
koşarak karşıya geçmeye çalışırken parçalanan sincap,
fırlayan tekerlek, devrilen otobüs,
gazete kağıdıyla örtülen firmam, örtülen ömrüm, sermayem, karanlığım...
o zaman ben uykudaydım,
dardaydım,
yoldaydım...

Bu konuyu yazdır