Facebook

Sitemize üye olup şiir ve yazılarınızı paylaşabilirsiniz. Hemen Ücretsiz Üye Olun!

Eğitimci Yazar ve Şairler (Eyaş), içmeden aşk sarhoşu olan ve gelecek nesillere benimde bir kaç kelamım var diyenlerin sitesi.

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 393
» Son Üye: kolaylı ibrahim
» Toplam Konular: 5,471
» Toplam Yorumlar: 5,843

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 57 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 57 Ziyaretçi

Son Yorumlar
Okul Panosu İçin Özlü Söz...
Forum: Bilge Sözler
Son Yorum: admin
24-03-2017, Saat: 11:34
» Yorumlar: 0
» Okunma: 13
Yeni Sevgili Olanlar İçin...
Forum: Aşık Edici Sözler
Son Yorum: admin
23-03-2017, Saat: 11:26
» Yorumlar: 0
» Okunma: 18
Komik Sınav Sözleri Sınav...
Forum: Öğrenci Sözleri
Son Yorum: admin
18-03-2017, Saat: 13:36
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
Komik Evlenme Teklifi Söz...
Forum: Komik Sözler
Son Yorum: admin
18-03-2017, Saat: 12:03
» Yorumlar: 0
» Okunma: 25
Çanakkale Savaşında İlkle...
Forum: Belirli Gün ve Haftalar Şiirleri
Son Yorum: admin
16-03-2017, Saat: 10:38
» Yorumlar: 0
» Okunma: 19
Çanakkale Savaşıyla İlgil...
Forum: Belirli Gün ve Haftalar Şiirleri
Son Yorum: admin
16-03-2017, Saat: 10:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 23
Çannakkale Resimli Sözler...
Forum: Belirli Gün ve Haftalar Şiirleri
Son Yorum: admin
16-03-2017, Saat: 10:28
» Yorumlar: 0
» Okunma: 121
Dini Günaydın Mesajları D...
Forum: İyi Geceler Günaydın Mesajları
Son Yorum: admin
14-03-2017, Saat: 09:10
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
Şiir Dinletisi Sunucu Oku...
Forum: Türkçe
Son Yorum: admin
12-03-2017, Saat: 23:20
» Yorumlar: 0
» Okunma: 36
Eda ismiyle ilgili akrost...
Forum: Akrostiş Şiirler
Son Yorum: admin
09-03-2017, Saat: 10:29
» Yorumlar: 1
» Okunma: 28,838

 
  If You Forget Me
Yazar: admin - 01-03-2017, Saat: 11:12 - Forum: Diğer Yabancı Şairler - Yorum Yok

If You Forget Me - Poem by Pablo Neruda

I want you to know
one thing. 

You know how this is: 
if I look 
at the crystal moon, at the red branch 
of the slow autumn at my window, 
if I touch 
near the fire 
the impalpable ash 
or the wrinkled body of the log, 
everything carries me to you, 
as if everything that exists, 
aromas, light, metals, 
were little boats 
that sail 
toward those isles of yours that wait for me. 

Well, now, 
if little by little you stop loving me 
I shall stop loving you little by little. 

If suddenly 
you forget me 
do not look for me, 
for I shall already have forgotten you. 

If you think it long and mad, 
the wind of banners 
that passes through my life, 
and you decide 
to leave me at the shore 
of the heart where I have roots, 
remember 
that on that day, 
at that hour, 
I shall lift my arms 
and my roots will set off 
to seek another land. 

But 
if each day, 
each hour, 
you feel that you are destined for me 
with implacable sweetness, 
if each day a flower 
climbs up to your lips to seek me, 
ah my love, ah my own, 
in me all that fire is repeated, 
in me nothing is extinguished or forgotten, 
my love feeds on your love, beloved, 
and as long as you live it will be in your arms 
without leaving mine. 



Pablo Neruda

Bu konuyu yazdır

  The Road Not Taken
Yazar: admin - 01-03-2017, Saat: 10:50 - Forum: Diğer Yabancı Şairler - Yorum Yok

The Road Not Taken 

Two roads diverged in a yellow wood,
And sorry I could not travel both
And be one traveler, long I stood
And looked down one as far as I could
To where it bent in the undergrowth; 

Then took the other, as just as fair,
And having perhaps the better claim
Because it was grassy and wanted wear,
Though as for that the passing there
Had worn them really about the same,

And both that morning equally lay
In leaves no step had trodden black.
Oh, I kept the first for another day! 
Yet knowing how way leads on to way
I doubted if I should ever come back.

I shall be telling this with a sigh
Somewhere ages and ages hence:
Two roads diverged in a wood, and I,
I took the one less traveled by,
And that has made all the difference. 





Poem by Robert Frost

Bu konuyu yazdır

  Still I Rise
Yazar: admin - 01-03-2017, Saat: 10:48 - Forum: Diğer Yabancı Şairler - Yorum Yok

Still I Rise - Poem by Maya Angelou

You may write me down in history
With your bitter, twisted lies,
You may tread me in the very dirt
But still, like dust, I'll rise.

Does my sassiness upset you? 
Why are you beset with gloom? 
'Cause I walk like I've got oil wells
Pumping in my living room.

Just like moons and like suns,
With the certainty of tides,
Just like hopes springing high,
Still I'll rise.

Did you want to see me broken? 
Bowed head and lowered eyes? 
Shoulders falling down like teardrops.
Weakened by my soulful cries.

Does my haughtiness offend you? 
Don't you take it awful hard
'Cause I laugh like I've got gold mines
Diggin' in my own back yard.

You may shoot me with your words,
You may cut me with your eyes,
You may kill me with your hatefulness,
But still, like air, I'll rise.

Does my sexiness upset you? 
Does it come as a surprise
That I dance like I've got diamonds
At the meeting of my thighs? 

Out of the huts of history's shame
I rise
Up from a past that's rooted in pain
I rise
I'm a black ocean, leaping and wide,
Welling and swelling I bear in the tide.
Leaving behind nights of terror and fear
I rise
Into a daybreak that's wondrously clear
I rise
Bringing the gifts that my ancestors gave,
I am the dream and the hope of the slave.
I rise
I rise
I rise. 





Maya Angelou

Bu konuyu yazdır

  Şiir Dinletisi İçin Hazır Şiirler
Yazar: admin - 28-02-2017, Saat: 10:51 - Forum: Sevgi Şiirleri - Yorum Yok

k_04154943_siird.jpg



MENDİLİMDE KAN SESLERİ
 
Her yere yetişilir,
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama,
Çocuğum, beni bağışla.
Ahmet abi, sen de bağışla.
Boynu bükük duruyorsam eğer.
İçimden böyle geldiği için değil,
Ama hiç değil.
İnsan yaşadığı yere benzer,
O yerin suyuna, o yerin toprağına.
Suyunda yüzen balığa,
Toprağını iten çiçeğe...
Konya’nın beyaz,
Antep’in kırmızı düzlüğüne benzer.
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir.
Denizine benzer ki, dalgalıdır bakışları.
Evlerine, sokaklarına, köşe başlarına...
Öylesine benzer ki...
Ve avlularına.
Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi,
Ve sözlerine.
Yani bir cep aynası alıp satımına belki.
Ve birgün birinin adres sormasına benzer.
Sorarken sorarken
Üzünçlü bir ev görüntüsüne...
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer.
Anısı ıssızlıktır,
Acısı bilincidir.
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan.
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir.
Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet abi,
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden,
Dirseğin iskemleye dayalı,
Bir vakitler gökyüzüne dayalı derdim ben.
Cigara paketlerinde yazılar, resimler...
Resimler özlem,
Resimler, eskiden beri...
Ve bir kaşın yukarı kalkık,
Sevmen acele,
Dostluğun çabuk,
Bakıyorum da şimdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğin nedir ki Ahmet abi,
Biz eskiden seninle istasyonları dolaşırdık bir bir.
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar,
Nazilli kokardı.
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası,
Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında;
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen.
Kadının ütülü patiskalardan bir teni,
Upuzun boynu,
Ve sana Ahmet abi,
Uzaktan uzaktan domates, peynir keserdi sanki.
Sofranı kurardı.
Elini bir suya koyar gibi kalbine koyardı.
Çocuklar doğururdu.
Ve o çocukların
Dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi.
Bilmezlikten gelme Ahmet abi;
Umudu dürt, umutsuzluğu yatıştır.
Diyeceğim o ki,
Yok olan bir şeylere de benzerdi o zaman trenler.
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi,
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse,
Çocuklar, kadınlar, erkekler...
Trenler tıklım tıklım,
Trenler, cepheye giden trenler gibi...
İşçiler, Almanya yolcusu işçiler.
Kadınlar, kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi.
Ellerinde bavullar, fileler...
Kolonyalar, su şişeleri, paketler.
Onlar ki hepsi,
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerde büyüyenler...
Ah, güzel Ahmet abim benim!
Gördün mü bak,
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar.
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket...
Gelmiyor içimizden hüzünlenmek bile.
Gelse de öyle sürekli değil.
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün .
Ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar?
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?
Mendilimde kan sesleri...
 
(Edip Cansever)
 
 
 
 
 
 
 
HER ŞEY SENDE GİZLİ
 
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatlarının çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerin uzağı görebildiği kadar genç
Nefret ettiklerin kadar kötü
 
Ne renk olursa olsun kaşın, gözün
Karşıdakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kâr sayma
 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin
San ki bitti sana her şeyi
Sevdiğin kadar sevileceksin
 
Güneşin doğuşundandır sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Birgün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın
 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma, yağmurun yağdığı kadar ıslak
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
 Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnız
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlüsün
 
İşte budur hayat, işte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Şunu da öğren
Sevdiğin kadar sevilirsin
                                    (Can Yücel)
 
 
BEDAVA
Bedava yaşıyoruz, bedava
Hava bedava, bulut bedava.
Dere tepe bedava
Yağmur çamur bedava.
Otomobillerin dışı
Sinemaların kapısı
Camekanlar bedava.
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava.
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava.
Bedava yaşıyoruz, bedava!
(Orhan Veli Kanık)
 
 
SİZİN İÇİN
Sizin için insan kardeşlerim
Her şey sizin için
Gece de sizin için, gündüz de
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı.
Ay ışında yapraklar
Yapraklarda merak
Yapraklarda akıl
Gün ışığında bin bir yeşil
Tenin avuca değişi
Sıcaklığı, yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için
Sizin için limanda sallanan direkler
Günlerin isimleri
Ayların isimleri
Kayıkların boyaları sizin için
Sizin için postacının ayağı
Testicinin eli
Alınlardan akan  ter.
Sizin için
Her şey sizin için.
(Orhan Veli Kanık)
 
YOLCULUK
Gideceksin buralardan gün gelecek,
Yavaş yavaş kaybolacak bindiğin tren,
Eriyen karlar gibi içinden
Bütün sıkıntıların akıp gidecek.
 
Bağdaş kuracaksın bir tahta sıranın üstüne
Yolculara merhaba diyerek
Ardın sıra kaçan kırları seyrederek
Coğrafya derslerini hatırlayacaksın yine
Adını bilmediğin nehirlerden geçerek.
 
Bir dikili ağacın bile yok yeryüzünde
Ama bir memleketin var sevilecek!
Eriyen karlar gibi içinden
Bütün sıkıntıların akıp gidecek
 
Ağlamayacak kimse ardından, gülmeyecek!
(Cahit Külebi)
 
BİR UMUT
Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin,
Yitirmişsin nen varsa birer birer.
Bir sağlık, bir sevinç, bir umut
Onlar da nerdeyse gitti gider.
 
Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara.
Suyu mu çekilmiş bulutların
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.
 
Taşlara düşen saat gibi
Ne artı, ne eksi
Bir sağlık, bur sevinç, bir umut
Hikaye hepsi.
(Cahit Külebi)
 
NERDESİN
Geceleyin bir ses böler uykumu.
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran sesin.
 
Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider,
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?
 
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden, bir gün bana gel desin.
(Ahmet Kutsi Tecer)
 
 
 
KÜLLERİ EYELEMEK
 
İçimi ezer delice bir cesaret
görünmez bir el kitler kapılarımı,
miskinliğimden değil bu minnet
çaresizim seni sevdiğimi söyleyemem.
Dilsizim.
 
Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe
gibi saklarım göğsüme kanatlarımı,
kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe
utanırım seni sevdiğimi söyleyemem.
Dilsizim.
 
Bilinç denen şey şeffaf bir hançer
her gece deşer yaramı,
yıllar divane ömrümden zulümle geçer
halsizim seni sevdiğimi söyleyemem.
Dilsizim.
Eski yalnızlıklardır soframdaki nicedir
hayatla katlayamam yorgun yaşımı,
büyük aşklar hep gecikmeli gelir
garibim seni sevdiğimi söyleyemem.
 
Dilsizim.
Erken geldin dünyaya, benden önce
benden önce koştun yollarımı,
şu ince yağmur dinince
gideceğim seni sevdiğimi söyleyemem
Misafirim.
( Hüseyin Ferhad )
 
 
 
 EY GÖZLERİ DÜŞ RENGİ
(Gülseli İnal)
 
Ne söylersen onu yapıyorum elimde değil verdiğin güle dokunmamak
gözlerin neredeyse bedenim orada orada oluşuyor yeniden
rüzgârların eğilip kulağıma fısıldadıkları oluyor söylediklerin
dilim tutuluyor sanki buruk bir yemiş tatmışcasına
sessiz bir başına yok olarak yeniden yaşıyorum yanında
hiçliğin tadına bakıyorum
varlığını biraz biraz duydukça
bedenim bedenine kapanıyor yavaşça
sırtında büyük sırmalı bir harmaniyle karşılıyorsun beni
 
bir bulut gelir hani kanatları yağmur rengidir
uzun yol yorgunudur sonra başka türlü
bir yüzdür gökyüzü
onu yaşıyorum yanında
kış sabahının açmış tüm çiçekleri elinde
elimde değil senin yanında ırmakların sesini dinlememek
birden bire allak bullak oluyorum gelişinle
kollarımdan uç veren zeytin dalları
ipek bir sedire yatırıyorum duygularımı
seni ey yağmur kaçkını
sabah yeli tadı
sen güneşin ışıkdamlası ayışığı dansı
sen geceyarısı beyazı
kasırgada deniz denli tutkunu olduğum sen
yemişlerin zehir tadı
evrenim tuzum dağyelim
yaşamım
ve yanı başımda soluk alıp veren deniz gibi sen.
(Gülseli İnal)
 
AŞKIN
(Barış Pirhasan)
 
Yaşayamadığım bir şeysin sen,
elinden tutup sokağa çıkamadığım
Kış günü bir avuç kar süremediğim yüzüne
Otlar ve çiy damlalarıyla sevişemediğim
Kımıldatmayan bir bakış, bir söz
Tam söylenecekken açıp kapıyı
Karanlık ağzımı ışıklandıran, yakan fotoğrafları
Gümüş laledan masamda, birden leylak...
Dirhemleyen sevincimi ışıktan tartacında
Can alıp veren, su verip gönül yağmalayan
Kurnaz bakkal, hırkama göz diken
 
Yaşayamadığım bir şeysin sen, kokular dağıtıp
Kendine yeni adlar yakıştıran
Beynimde cıva damlacığı, şehvetin sinir telleriyle
Dokuyan kulaklarımı, göz çukurlarımı aşkın
Tılsımlı gövdesiyle ovan
Yastıkta bir yumak saç
Boynu kıvrılıp ölmüş güvercin, dokunamadığım
Şeylersin sen, bitiremediğim...
 
 
GÜN KARARMASIN GELDİĞİNDE
(Ahmet Telli)
 
Güz yakmadan gülün pembesini
avuçlarımda ol, sokul yanıma
gülüşünle ısınsın bedenim
ve dudaklarımda acılaşan ıslık
adınla çiçeklensin
 
Serçeler göçe dayanmaz bilirsin
ne özleyen bir bakış kalır
ne de sımsıcaklığın
sular donar yürek üşür
sende kalır senin yakan
 
Uçurumlar açılır yollarında
buharlaşır çiy damlaları
Terli bir kısrak gibi gel kapıma
savrulsun saçların
yastığım kekik koksun
 
Uzağı yakın et
pembeleşsin çarşafın
ölüm kapımın tokmağında
ayrılığı iyi bilirim
ferhat olmıyayım dağlarda
 
Ey gülün pembesiyle
bir gülümseyişi paylaşan
kar yağıyor yatağıma
avuçlarım kutuplara döndü
gün kararmasın geldiğinde
 
 
Anısı Biz Olalım Bu Sokakların
(Ahmet Telli)
 
Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
 
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
 
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
 
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
 
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
 
 
 
 
HEP SENİ SEVDİM 
(Ahmet Ada)
 
Hep seni sevdim
Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak
Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim
Yüzyıllar geçti sanki aradan
Yollar yollar boyunca yan yana
Hangi yokuşu çıktıysam seninle
Kuşlar uçuştular saçlarından
 
Hep seni sevdim, silinmez izi
Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan
 
Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninle
 
Senin mavi miydi ya kalbinin sesi
Bir saat gibi işlerken kendiliğinden
Yine buluştu gözlerimiz sevgiler üreten
O yaz seni ne çok sevdiğimi
Öğrendim bir akarsuyun sessizliğinden
 
Bulutlardan bulutlara çıkardım o yaz
Çiçekler suladım her günbatımı
Çocuklarla konuştum hüznü unutturan
Yalansız hilesiz sevdim seni
Çiçekler çocuklar ezgiler içinde
 
 
YAŞANMIŞ
(Süreyya Berfe)
 
Sana alacakaranlıkta bile bakarım
Saçını okşarım gözyaşını silerim
Kokun duman olur durur üstümde
Adını söylerim içimden
Yalnız adını söylerim
Bir de belini örterim
Gözlerinin ışığında yaparım bütün bunları
Gözlerinin ışığındaki alacakaranlıkta
 
Sana alacakaranlıkta bile varım
Pek konuşmam
Oturur seni dinlerim
Sesin cıvıldar durur önümde
Adını söylerim içimden
Yalnız adını söylerim
Bir de ateşe değermiş gibi öperim
Acılarının ışığında yaparım bunları
Acılarının ışığındaki alacakaranlıkta
 
 
 
İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ
(Edip Cansever)
 
İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan çocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
 
 
 
 
 
 
DAĞ BAŞINDA
(Abdülkadir Meriçboyu)
 
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın,
senin etinden, tırnağından ayrı,
senin kokundan uzak.
 
Benim güzelim,
benim ceylan bakışlım,
benim kafamın ateşi,
ve yüreğimdeki.
Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak,
şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana,
sana tuzlu badem,
kabak çekirdeği.
Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.
 
Hayır, güzelim.
hayır, ceylan bakışlım,
hayır, kafamın ateşi, hayır,
hayır, yüreğimdeki.
Şu anda mümkün ve güzel olan tek şey vardır:
 
Yanarak sevmek seni.
 
 
SENİ SEVİYORUM
(Adnan Özer)
 
seni seviyorum
çağladıkça coşan su
estikçe dellenen rüzgar
ekildikçe anaçlaşan toprak
öğütler bunu bana
 
seni severken
türküden türküye geçer ırmak
toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır
öğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufku
adınla uyarırlar beni
 
seni seviyorum
bağda çilenen salkım
dalda allanan meyva
öttükçe kendini tüketen kabakçı kuşu
öğütler bunu bana
 
seni severken
yaz güneşi şehvete boğar bahceyi
kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları
ballı incirde yaşar-bin bir cilveli-aşklarını
turunç gerdanlı kuşlar
haberler getirir sağdıçlarım
gül kurusu mektuplar
 
seni seviyorum
hayra yorulan düşler
ceviz sandıkta bekarlığının gül suları
taş yastıklarda zümrüdü anka kuşları
öğütler bunu bana
 
 
 
AŞKA BENZER
(Sabahattin Kudret Aksal )
 
Aşka benzer bir duygu uyanmaya görsün içimde
Dağılır gider kaygılarımın bulutu
Gözümde aranır tazelenir mavi
Kulaklarımda eski yolculuklardan bir uğultu
Donuverir şöyle bir dünya, kayar yerinden ağaç
Sudaki çağrı ne havada bu ne koku böyle
Görünce alışkanlıkların tükendiği dostlukların da
Çıkıverdiğini çevremin ortaya bir başka kılıkla
Bir karıncalanmadır duyarım ayaklarımda
Elden geçirilmiş direkleri, yelkeni yeni
Yosunu alınmış tekneler de böyle olur olursa
Çaresiz, artık kimse tutamaz beni
Evimmiş,işimmiş kentimmiş anlamam
Eşyasını dağıtıp yola düsen kişi örneği
Basar giderim bir bilinmedik yere doğru
Budur derim ne de olsa bu isin gereği
Bundan sonra bana artık yol görünsün
İster bir yeşil ağaçlık arasında
Bir toprak, ister susuzluktan çatlamış kıraç
Yüreği ışımışsa bir kez ne der görüntü adama
Yoldayım ya gene de gelmez aklıma
Bu deli tutku düşüme tez ulaşmak için mi
Belki de ereğim başka, bir güzel kaçmak
Neyin nesi bu olan biten bilmem ki
Gözümde arınır tazelenir mavi
Kulaklarımda eski yolculuklardan bir uğultu
Aşka benzer bir duygu uyanmaya görsün içimde
Dağılır gider tüm törelerin bulutu
 
 
SEN ELİMDEN TUTUNCA
 
Sen elimden tutunca
Deniz basardı içimi
Sen elimden tutunca, yüreğim
Yeşil yosunlara takılıp günlerce
Dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdi.
 
Günlerce, gözbebeklerini tutuşturan o gizli alevin kaynağını
Sorardım kendime.
Geceler boyu yolumu arardım
zor ve aşılmaz tepelerde.
Sonra ışıklar söner,
sonra yıldızlar düşerdi içimdeki serin göllere. Sen elimden tutunca
Ben miydim,
Dalgalara ve rüzgâra basmadan yürüyen.
 
Sen elimden tutunca
Bir mavilik çökerdi gözlerime
Sonra tüm denizler çekilir
Bir orman uğultularla sarsılır
Bir güvercin sürüsü havalanırdı
Kış bürümüş yüreğimden
Sen tutunca ellerimden
Avlunun beyaz taşlarına dökülürdü
Kızıl yaprakları bir çınarın
Ve ben günlerce
O yapraklara gömülüp ölmek isterdim.
 
Panjurları açık kalmış eski evler gibiydik
Rüzgârda çarpan, başıboş ve ürkek
Sen elimden tutunca
Kayaları delip çıkardı bir çiçek.
 
Sen elimden tutunca
Yolculuk basardı içimi
Külrengi bulutlara takılıp günlerce.
(Tuğrul Tanyol)
 
 
 
SEVMEK
(Ümit Yaşar Oğuzcan)
 
Erimek tadılmamış hazların ortasında
Sevgiden kanatlarla bir boşluğa yükselmek
Yaşamak dolu dizgin ve her gün biraz ölmek
Zevklerin sonsuzluğa açılan sofrasında
 
Akar ta, içimize çeşmelerinden sükun
Dopdolu göllerinde gezer beyaz bir kuğu
Huzur; o sevilmeyen kalplerin unuttuğu
En eski bir seraptır ellerinle sunduğun
 
Büyük bir yangın gibi ateşin dudaklarda
Duyardın özlemini en uzak bir yıldızın
Sırrına eremeyiz nasıl yandığımızın
Bir gün o ateş bizi alev alev sarar da.
 
Ne kadar tutuşsak boş, hala yanmak isteriz
Ellerindeki bir şey çeker bizi derine
Bir büyü varmış gibi dalarız gözlerine
Biliriz kanılmasın, yine kanmak isteriz
 
Bir rüyadan silkinip görürüz tek gerçeği
Çeker bizi o tutku eşiğinden ölümün
Anlarız hayallerin bizi terk ettiği gün
Dünyada tek gerçek varConfusedeni sevmek gerçeği.
    
 
ÜMİTSİZ AŞKLAR İÇİN
(Ümit Yaşar Oğuzcan)
 
 Ben ümitsiz aşklar için yaratılmışım
Ayrılıklar için, sonsuz kederler için
Ne zaman ta derinden sevsem birini
Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin
En güçlü zehir olmalı aşk dediğin
Alkol gibi damarlarıma yürümeli
Sarmalı her yanımı gece olunca
İçimde bir çıbansa büyümeli
İnsan sevince her gün bir kez ölmeli
Her gün bir başka yerine saplanmalı o kursun
Yollara düşmeli, perişan deli divane
Erimeli potasında o garip var oluşun
Artık uzak bir anıdır huzur ve sükûn
O büyük yangın başlamışsa yürekte
Bir gün gelir de bu çaresizliğin
Aranır bütün tesellisi ölmekte
O yerde sevilmek de yalan sevmekte
Nereye baksan diz boyu karanlık
Boşuna bir ışık arama göklerde
Her şeyinle aşkın içindesin artık
Böyle gitgide derinlere çeker o bataklık
Orada ölümsüz olur nice kara sevdalı
Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel
Aşk dediğin karşılıksız olmalı
GÜLE GÜLE MARYA
 
Ağlamak için yaratılmamışsın,
Ağlayamıyorsun.
Ağlamak sana yakışmıyor Marya,
Bırak da üzülmeyi,
Uzat başını kompartımanından,
Ayrılanın yalnız sen olmadığını gör Marya.
Şu ana oğlunu asker ediyor,
Yanında gelini de var, gördün ya,
Tasalanıyorlar mı?
Biliyorlar gün gelip gene kavuşacaklarını,
Biliyorlar ayrılmak gerektiğini.
Ayrılmasan dost kıymeti bilinir mi Marya?
Sen de üzülme,
Sil gözyaşlarını Marya,
Bizimkine ayrılık denmez ki...
Ufak bir hastalığın var
Birkaç gün kalacaksın hastanede,
İyileşip gene döneceksin köye.
Gene lale, papatya toplayacağız,
Gülerek gezeceğiz kırları,
Mesut, el ele...
Bak memur düdük çalıyor,
Tren iyi günlerimiz için gidiyor Marya.
Gene gittiği gibi gelecek,
Sevinç doldurarak vagonlarına...
Güle güle, güle güle Marya...
Elimde kan dolu mendilin
Bir çınara yaslandım kaldım Marya.
Affet beni sevgilim,
Öleceksin, ağlaya ağlaya git”, diyemezdim ya...
Bu tren bizi ebediyyen ayırdı,
Bu tren trenlerin en zalimi,
Bu tren ölüm treni Marya...
Semalar bir meleği bekliyor,
Rüzgar olup uçacak.
Gözlerim raylarda seni arıyor,
Burnum kanlı mendilini kokluyor.
Hastalık bizi kıskandı Marya,
Affet beni,
Sen öleceksin diyemezdim ya...
Rayları yastık ederek
Şöyle bir uzanmıştım Marya,
Uyumuşum.
Beyaz bir kefene bürünmüş,
Kollarını bana açmış
Gel, diyordum düşümde.
Bir düdük sesiyle uyandım Marya,
Bir tren geliyordu bana...
Bu tren zalim değildi,
Bu tren aklara bürünmüştü Marya.
Açtım trene kollarımı,
Kucakladım.
Sanki tren değil, sendin Marya,
Gelen ölüm değil, sendin Marya...
(Hasan Kallimci)
 
 
SENDİN
 
Birdenbire açılıverdi renkler,
Ansızın doğuverdi renklerin çocukları;
Koşuşuverdiler gülücüklerle,
Biliyorum, sendin gözlerindeki
O renk çocukların.
 
Çevrem donanıvermişti,
Yollar tümüyle aydınlık...
Çılgın bir ötüş dost böceklerde;
Biliyorum, sendin seslerindeki
O renk böceklerin.
 
Çekiverdiler ellerimden,
Alıverdiler çiçekler beni yaprak uçuşlarına.
Mavilikle beslediler aşkımı;
Biliyorum, sendin uçuşlarındaki
O renk yaprakların.
 
Mutluydum, unutuvermiş günü,
Bir ayrı gökyüzündeydi yüreğim.
Benimdi tertemiz sonsuzluk;
Biliyorum, sendin aydınlığındaki
O renk yıldızların.
 
Dönmedim senden,
Asla vazgeçmedim.
Bir yağmur ki, tatlı yağıyordu;
Biliyorum, sendin damlalarındaki
O renk yağmurların.
Sendin, biliyorum.
 
(İbrahim Zeki Burdurlu)
 
 
 
 
 
FİNAL
 
Demek hiçbir şeyi unutmuyorsun,
Öyleyse elveda, haydi git.
Söyleyecek hiçbir şeyimiz yok.
Git.
Ama dur, biraz daha bekle,
Yağmur yağıyor,
Bekle kesilsin.
 
Dışarısı çok soğuk, iyi sarın.
Kışlık bir manto giymen lazımdı,
Her şeyini geri vermedim mi?
Bende sana ait hiçbir şey kalmadı,
Mektuplarını ve resmini almıştın...
 
Mademki ayrılıyoruz,
Bana bir kere daha bak,
Fakat dikkat et, ağlamayalım,
Çünkü ağlamak aptallık olur.
 
Güya hayatlarımızı birbirimize vermiştik,
İşte şimdi geri alıyoruz.
Artık ikimiz de
Başka yere gezmeye,
Başka yerde yaşamaya gideceğiz.
 
Elbet çok üzüleceğiz,
Sonra, hataları affeden tek şey,
Unutkanlık gelecek.
Ve diğer insanların arasında
Sen ve ben olacağız.
 
Böylece mâzime karışacaksın,
Belki tesadüfen karşılaşacağız.
Yeni elbiselerle geçerken sen,
Ben kaldırım değiştirmeden
Sana uzaktan bakacağım.
 
Üzüleceğim, üzüleceğiz;
Dönmeyeceğiz.
 
(Paul Geraldy)
BEKLE BENİ
 
Bekle beni, döneceğim.
Çok çok bekle,
Bıkmadan bekle!
Sarı yağmurların hüznü basınca,
Kar kasıp kavururken
Ve kızgın sıcaklarda bekle!
 
Başkaları dünden unutmuşken,
Beklemedikleri zaman bekle!
Uzak yerlerden mektuplar kesilince
Bekle beni!
Birlikte bekleyenlerin,
Bekletmekten usandığına bakma,
Bekle!
 
Unutmak zamanı geldiğini
Ezbere bilenleri hayırla anma!
Varsın anam hayatta olmadığıma inansın,
Dostlarım beklemekten usansın,
Ocak başında toplanıp
Acı şarapla ansınlar beni.
Sen bekle!
 
Bekle beni, döneceğim.
Bütün ölümleri çatlatmak için döneceğim!
Şansın varmış desinler.
Yaşadığımın sırrını,
Yalnız sen ve ben bileceğiz.
Bütün sır,
Başkalarının bilmediği,
Beklemeyi bilmende.
 
Bekle beni!
 
(Konstantin Simonov)
 
 
BANA BİR ŞİMŞEK ÇAK
 
Bana bir şimşek çak,
Ortalık fena kararlık,
Yüreğim yırtılıyor,
Ağır bir dalgınlığa genişliyorum.
 
Çok fena kalabalık,
Ellerim çıplak.
Bana bir şimşek çak,
Kötü bir tuzaktayım.
Bilmem ne yapsak,
Aklımda fikrimde onlar,
Yaşlı ve genç,
Erkek ve kadın.
Bana bir şimşek çak,
İçim içime sığmıyor artık.
 
Bana bir şimşek çak,
Belki fena halde yanılmaktayım.
O ince kız çocuğu,
Dudakları titrek,
Gözlerinde buğu....
Bilmem ki nasıl anlatayım,
Bağışlanmaz suçu, dünyayı sevmek.
 
Bana bir şimşek çak,
Çok yanlış anlaşılmaktayım,
Hesabım yanlış görülüyor.
İçimdeki zemberek
Boşandı boşanacak,
Yüreğim örtülüyor.
Yaşamak mı gerek,
Yoksa unutmak mı,
Şaşırmaktayım.
 
Bana bir şimşek çak
Sanki yalın bir bıçak
Yüreğime saplanacak.
 
(Attila İlhan)
 
 
 
ÇİROZNAME
 
Beyaz, kocaman bir duvar: çıplak mı çıplak!
Üzerinde bir merdiven: yüksek mi yüksek!
Duvar dibinde bir çiroz: kuru mu kuru!
 
Bir adam geldi, elleri: kirli mi kirli!
Tutmuş bir çekiç , bir çivi: sivri mi sivri!
Bir büyük yumak da sicim: zorlu mu zorlu!
 
Çıktı merdivene derken: yüksek mi yüksek!
Mıhladı sivri çiviyi: tak tak da tak tak!
Duvarın tâ tepesine: çıplak mı çıplak!
 
Attı çekici elinden: düş Allah’ım düş!
Taktı çiviye sicimi: uzun mu uzun!
Astı ucuna çirozu: kuru mu kuru!
 
İndi merdivenden tekrar: tıkır da tıkır!
Sırtında çekiç, merdiven: ağır mı ağır!
Çekti gitti başka yere: uzak mı uzak!
 
O gün bugündür çirozcuk: kuru mu kuru!
Zorlu  sicimin ucunda: uzun mu uzun!
Nazikçe sallanır durur: durur mu durur!
 
Ben bu hikayeyi yazdım: basit mi basit!
Alınsın bazı adamlar: ciddi mi ciddi!
Ve gülsün diye çocuklar: küçük mü küçük!
 
(Charles Cros/ Çeviren: Orhan Veli Kanık)
 
ÇOCUKLAR GİBİ
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı,
Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim her dakika hızla çarpardı,
Göğsümün içinde ateş var gibi.

Bazı nur içinde, sisteydim.
Bazı beni seven bir göğüsteydim,
Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim,
Her yere sokulan bir rüzgar gibi.

Aşkım iki günlük iptilâlardı,
Hayatım tükenmez maceralardı,
İçimde binlerce istekler vardı,
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi.

Hissedince sana vurulduğumu,
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sâkinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi.

Şimdi şiir bence senin yüzündür,
Şimdi benim tahtım senin dizindir,
Sevgilim, saadet ikimizindir,
Göklerden gelen bir yadigâr gibi.

Sözün şiirleri mükemmelidir,
Senden başkasını seven delidir,
Yüzün çiçeklerin en güzelidir,
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.

Başını göğsüme sakla sevgilim,
Güzel saçlarında dolaşsın elim,
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim,
Sevişen yaramaz çocuklar gibi.

[siz

Bu konuyu yazdır

  Kürtçe Aşk Sözleri Resimli
Yazar: OmerKurt - 27-02-2017, Saat: 16:03 - Forum: Ömer Kurt - Yorum Yok

Kürtçe Aşk Sözleri Resimli

1L2A8Y.jpg

Bu konuyu yazdır

  Sene Sonu Etkinliği İçin Öğrenci Korosu Şiirleri
Yazar: admin - 23-02-2017, Saat: 22:58 - Forum: Türkçe - Yorum Yok

Öğrenci Marşı


Sabah 7'de kalkarım
Ben servise atlarım,
Çabuk olursam eğer,


Önden yerimi kaparım.
 
Tören sabah olacak,
Uykum yarım kalacak,
Eğitim aşkı ile,
Bu nesil hep coşacak
 
Ben Eylül’de gelmişim
Bir üst sınıfa geçmişim.
Hiçte haberim yokmuş
ALLAH!ım ben neymişim
 
Dersler de neyin nesi 
Bu milletin ayak sesi
Sıkı dur geliyoruz
Americakan conisi
 
Gideriz biz her yere
Çalışkanız bir kere 
2-D sınıfıyız,
Akıllı olun ona göre…
 
Rabbim affet bu kulu 
Bu öğrenciler tutkulu 
Her şeyi sen öğrettin 
Mehmetçik İlkokulu
 
Bu öğrenciler inletsin
Herkes bizi dinlesin
Taşırız şu dünyayı 
SEFA HOCA emretsin
 
Bu şiirin sonu yok
Sabaha kadar sürer
Bize musade artık
2-D Burdan GİDER !!!.......
 
 
Bu şiiri uyarlayan Sefa Tuaç



Askeri marştan uyarlama öğrenciler için taraftar şeklinde olacak koro tadında bir şiir...

Bu konuyu yazdır

  Kadınlar Günü İçin Sözler Kadınlar Gününe Özel Mesajlar
Yazar: admin - 21-02-2017, Saat: 10:46 - Forum: Belirli Gün ve Haftalar Şiirleri - Yorum Yok

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Söz ve Mesajları




2_dnyakadinlargnmesajlari.jpg

Kadınlarv Günü Resimli Mesajlar


8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Kısa, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri 2016, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Facebook, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Twitter, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Whatsapp,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Yeni,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Kısa, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri 2016,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Facebook, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Twitter, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Whatsapp, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Yeni, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri instagram

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri indir,8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri facebook,dünya kadınlar günü 2014 resimli mesajları,kadınlar günü mesajları görseller,dunya kadinlar günü sözleri,dunya kadinlar gunu resimli mesajlar,dünya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri facebook paylaş,8 mart dünya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ SÖZLERİ
Mesafeler uzak olsa da, yüreğim hep senin canim. Kadınlar günün kutlu olsun
Doğumdan ölüme kadar her hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınlarımızın bu özel gününü yürekten kutlarım.
Ey hayatımın kutup yıldızı oldun nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum doğru yolu buldum seni seviyorum kadınlar günün kutlu olsun .
Cumhuriyet ile kazanılmış çağdaş haklar ve özgürlüklerle birlikte, yaşamın her alanında başarıyla yer almış kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum.



8-Mart-D%C3%BCnya-Kad%C4%B1nlar-G%C3%BCn...%B1-24.jpg


Bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Bütün dünya kadınlarına sağlık, mutluluk ve esenlik dolu günler diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Analarımız, bacılarımız hayatımızın yarısı hatta çok daha fazla değerlerimizi ifade eden kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
8 Mart, dünyada kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemleri dile getirdikleri gündür. Kadınlarımızın bu anlamlı gününü yürekten kutluyorum
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, saygıdeğer Türk ve Dünya kadınlarına sağlık ve mutluluk dolu bir gelecek diliyorum.

Sekiz  Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünyada, kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanmaktadır.
Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman var olduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Kadınlar günün kutlu olsun.
Aşkım seni çok seviyorum! Belki sevgimi her zaman gösteremiyor olabilirim ama sen bunu daima biliyorsun. Kadınlar günün kutlu olsun sevgilim.
Benim için her şeye katlanan, her zaman yanımda olan, değeri paha biçilemeyen dünyanın en güzel kadınına; Kadınlar günün kutlu olsun!
Bu sabah mavi bulutları avucuna, mutlulukları gönlüne, sevgimi usulca kalbine bırakıyorum. Güneş her zaman senin için doğsun, en güzel günler seninle olsun. Kadınlar günün kutlu olsun.
Canım arkadaşım, sağlık, mutluluk ve esenlik dolu günler diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Dostum, arkadaşım, sırdaşım! Bir gün, umarım bana gösterdiğin sevgi ve sabrı sana gösterebilme şansım olur. Seni çok seviyorum! Kadınlar günün kutlu olsun.
Dün sana kızdıklarımı bugün ben yapıyorum. Çünkü, aslında, senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar sevgi dolu olurum. Kadınlar günün kutlu olsun Anneciğim.



images?q=tbn:ANd9GcToslLV02W3wC86SZFyU3t...9PPSa9fjyA


Dünyada birçok insan vardır. Kimi mutlu, kimi mutsuz.. Kimi gülüyor, kimi ağlıyor.. Ama tüm güzelliklere ve mutluluklara layık biri var; O’da şu anda bu mesajı okuyor. Kadınlar Günün Kutlu Olsun!
Eğer yanınızda olsaydım size sımsıkı sarılır, yaşam boyu gözlerinizdeki ışıltının devam etmesini, huzurlu bir hayat sürmenizi dilerdim. Kadınlar gününüz kutlu olsun.
Güneş kadar sıcak, kar tanesi kadar berrak, yağmur kadar saf ve temiz bir ömür dileğiyle.. Kadınlar Günün Kutlu Olsun.
Kadın, doğası gereği zayıftır; ama acıya en çok o dayanır. Kadının direncini kıran tek şey; hayal ettiği kişinin boş çıkmasıdır. Hayallerinizin boş çıkmaması ümidiyle, kadınlar gününüz kutlu olsun.
Kısa bir mesaj olmalı bu. Sana binlerce öpücük ve sevgi yolluyorum buradan.. Bil ki unutulmadın.. Kadınlar günün kutlu olsun!
Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslendiğimde ya acım dinmiyor ya da sevgim coşuyor. Kadınlar günün kutlu olsun.
Sen hayatımın kutup yıldızı oldun, nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum, seni seviyorum! Kadınlar gününü en içten dileklerimle kutlarım.
Tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, sensizlik ölüm kadar acı, sen nefes kadar önemli, canım kadar değerlisin, iyi ki varsın bir tanem. Kadınlar günün kutlu olsun.

Senin sevgin dünyamı ısıtan tek güneştir. Hiç ışığın eksilmeyecek biliyorum. Varlığınla mutluyum. Kadınlar günün kutlu olsun sevgili anneciğim..
Her şeye değer senin sonsuz sevgin. Seni çok arıyorum.. Çok özledim. Kadınlar günün kutlu olsun biricik meleğim. Sevgilim, bir gün umarım bana gösterdiğin sevgi ve sabrı sana gösterebilme şansım olur… Kadınlar Günün Kutlu Olsun
Yüreğindeki sınırsız sevgi ve sabır için çok teşekkürler kadınlar günün kutlu olsun.
Güneş yüzlü annem, ellerinden öperim. Kadınlar günün kutlu olsun..
Onlardan olduğumuz ve yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Bütün kadınların 8 mart dünya kadınlar gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Aslında senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar sevgi dolu olurum.. Kadınlar günün kutlu olsun.
Sabırlısın, sıcaksın, şefkatlisin, koruyucumsun, bağışlayansın.. Annemsin. 8 mart dünya kadınlar gününün kutlu olsun..seni çok seviyorum.
Tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Like
Tweetle


8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Kısa, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri 2016, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Facebook, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Twitter, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Whatsapp,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Yeni,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Kısa, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri 2016,En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Facebook, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Twitter, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Whatsapp, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri Yeni, En Güzel 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri instagram

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri indir,8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri facebook,dünya kadınlar günü 2014 resimli mesajları,kadınlar günü mesajları görseller,dunya kadinlar günü sözleri,dunya kadinlar gunu resimli mesajlar,dünya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri facebook paylaş,8 mart dünya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sözleri



8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ SÖZLERİ
Mesafeler uzak olsa da, yüreğim hep senin canim. Kadınlar günün kutlu olsun
Doğumdan ölüme kadar her hayatın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınlarımızın bu özel gününü yürekten kutlarım.
Ey hayatımın kutup yıldızı oldun nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum doğru yolu buldum seni seviyorum kadınlar günün kutlu olsun .
Cumhuriyet ile kazanılmış çağdaş haklar ve özgürlüklerle birlikte, yaşamın her alanında başarıyla yer almış kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum.
Bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Bütün dünya kadınlarına sağlık, mutluluk ve esenlik dolu günler diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Analarımız, bacılarımız hayatımızın yarısı hatta çok daha fazla değerlerimizi ifade eden kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
8 Mart, dünyada kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemleri dile getirdikleri gündür. Kadınlarımızın bu anlamlı gününü yürekten kutluyorum
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, saygıdeğer Türk ve Dünya kadınlarına sağlık ve mutluluk dolu bir gelecek diliyorum.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünyada, kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanmaktadır.
Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman var olduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Kadınlar günün kutlu olsun.

Aşkım seni çok seviyorum! Belki sevgimi her zaman gösteremiyor olabilirim ama sen bunu daima biliyorsun. Kadınlar günün kutlu olsun sevgilim.
Benim için her şeye katlanan, her zaman yanımda olan, değeri paha biçilemeyen dünyanın en güzel kadınına; Kadınlar günün kutlu olsun!
Bu sabah mavi bulutları avucuna, mutlulukları gönlüne, sevgimi usulca kalbine bırakıyorum. Güneş her zaman senin için doğsun, en güzel günler seninle olsun. Kadınlar günün kutlu olsun.
Canım arkadaşım, sağlık, mutluluk ve esenlik dolu günler diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Dostum, arkadaşım, sırdaşım! Bir gün, umarım bana gösterdiğin sevgi ve sabrı sana gösterebilme şansım olur. Seni çok seviyorum! Kadınlar günün kutlu olsun.
Dün sana kızdıklarımı bugün ben yapıyorum. Çünkü, aslında, senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar sevgi dolu olurum. Kadınlar günün kutlu olsun Anneciğim.
Dünyada birçok insan vardır. Kimi mutlu, kimi mutsuz.. Kimi gülüyor, kimi ağlıyor.. Ama tüm güzelliklere ve mutluluklara layık biri var; O’da şu anda bu mesajı okuyor. Kadınlar Günün Kutlu Olsun!
Eğer yanınızda olsaydım size sımsıkı sarılır, yaşam boyu gözlerinizdeki ışıltının devam etmesini, huzurlu bir hayat sürmenizi dilerdim. Kadınlar gününüz kutlu olsun.
Güneş kadar sıcak, kar tanesi kadar berrak, yağmur kadar saf ve temiz bir ömür dileğiyle.. Kadınlar Günün Kutlu Olsun.
Kadın, doğası gereği zayıftır; ama acıya en çok o dayanır. Kadının direncini kıran tek şey; hayal ettiği kişinin boş çıkmasıdır. Hayallerinizin boş çıkmaması ümidiyle, kadınlar gününüz kutlu olsun.
Kısa bir mesaj olmalı bu. Sana binlerce öpücük ve sevgi yolluyorum buradan.. Bil ki unutulmadın.. Kadınlar günün kutlu olsun!
Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslendiğimde ya acım dinmiyor ya da sevgim coşuyor. Kadınlar günün kutlu olsun.
Sen hayatımın kutup yıldızı oldun, nereye gidersem gideyim ışığının altında sevginle uyudum. Doğru yolu buldum, seni seviyorum! Kadınlar gününü en içten dileklerimle kutlarım.
Tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, sensizlik ölüm kadar acı, sen nefes kadar önemli, canım kadar değerlisin, iyi ki varsın bir tanem. Kadınlar günün kutlu olsun.

Senin sevgin dünyamı ısıtan tek güneştir. Hiç ışığın eksilmeyecek biliyorum. Varlığınla mutluyum. Kadınlar günün kutlu olsun sevgili anneciğim..
Her şeye değer senin sonsuz sevgin. Seni çok arıyorum.. Çok özledim. Kadınlar günün kutlu olsun biricik meleğim. Sevgilim, bir gün umarım bana gösterdiğin sevgi ve sabrı sana gösterebilme şansım olur… Kadınlar Günün Kutlu Olsun
Yüreğindeki sınırsız sevgi ve sabır için çok teşekkürler kadınlar günün kutlu olsun.
Güneş yüzlü annem, ellerinden öperim. Kadınlar günün kutlu olsun..
Onlardan olduğumuz ve yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Bütün kadınların 8 mart dünya kadınlar gününü kutluyor, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Aslında senin küçük bir kopyanım. Umarım senin kadar sevgi dolu olurum.. Kadınlar günün kutlu olsun.
Sabırlısın, sıcaksın, şefkatlisin, koruyucumsun, bağışlayansın.. Annemsin. 8 mart dünya kadınlar gününün kutlu olsun..seni çok seviyorum.
Tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.



[url=http://www.sozsepeti.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-sozleri/#][/url]

Bu konuyu yazdır

  İçinde Seni Seviyorum Bulunan Hazır Aşk Sözleri
Yazar: admin - 21-02-2017, Saat: 00:23 - Forum: Aşk ve Sevgili Mesajları - Yorum Yok

Seni Seviyorum Sözleri


seni_seviyorum_mesajlari.jpg3a091f1081024f64fa5d.jpg

Seni Seviyorum Resimli Mesajları

İçinde Seni Seviyorum Bulunan Hazır Aşk Sözleri


İlla uzun cümleler mi kurmak lazım. Seni seviyorum desem yeterli olmaz mı?

Kaldım, tamda o kara gözlerinde kaldım. Tekerrür eden dilime bakma sen... Seni seviyorum demek dışında daha çok söyleyeceklerim var.

Dünüm, bugünüm, yarınım… Bütün zamanların karşılığı seni sevmekle eşdeğerdir sevgilim.

Bir şarkıyı besteler gibi özenle besliyorum hislerimi sana karşı. İlham aramaya gerek yok çünkü sen varsın. Başka bir söz aramaya gerek yok çünkü sen benim aşkımla varsın. Seni seviyorum.

Her gecenin bir sabahı, her dünün bir yarını, her duygunun bir karşılığı vardır: Seni seviyorum.

seni-seviyorum-mesajlar%C4%B1.jpg

Bir umut bulunur hiç bitmeyecek, bir ateş bulunur hiç sönmeyecek, bir su bulunur hiç tükenmeyecek. Bir de ölüm bulunur hiç ölünmeyecek. Seni seviyorum, seni sevdikçe sonsuza kadar yaşamış olacağım.

“Seni Seviyorum” dünyanın söylenmesi en kolay olduğu kadar cesaret etmesi en zor sözüdür. Her insanın yüreği el vermez söylemeye. Benim yüreğimdeyse seni sevmekten başka bir söz yok sevgilim. Cesur olmayı bana sen öğrettin.

Senden hariç her şey bir yana, sen sol yanıma! Gelecek günlerin hatrına: Seni Seviyorum.

Aşk bir kelime olsaydı bütün sözlükleri, bir sayı olsa bütün matematiği, bir formül olsa bütün kimyayı sana vermek isterdim. Ancak ben sana yalnız sevgimi verebiliyorum.

Bazen iki kelime özetler hayatı... Seni Seviyorum...

JpQA.jpg
 
İmkansızı düşünürsen seni buldum. Seni imkansız olarak görürken gerçeğin kendisini buldum: Seni Seviyorum.

Kelebek kadar ömrümüz olsa dahi, bütün ömrüm boyunca, başka bir şey düşünmeden seni seveceğim.

Bir dermanı bulunmazmış bu aşkın, derman isteyen kim! Çare de sensin, ümit de. Yaşam da sensin, ölüm de. Sen varsan ben varım. Seni sevmekten başka ilacım mı var?

Seni sevmek dışımda, özlüyorum mesela,aklımdasın hep kısacası nefesimdesin.

Seni-Seviyorum-Mesajlar%C4%B1.jpg

Bir şarkının sözünde, bir şiirin dizesinde, bir melodinin tınısında, bir rüzgarın esintisinde, bir aşkın en derininde; senin sevgin var sevgilim.

Belki de beni yaşama bağlayan şey sadece senin bana olan sevgindir. Susuz yaşayamaz ya çiçekler, ben de senin sevgin olmadan yaşayamam o zaman. Seni sevmekten başka bir amacım olamaz sevgilim.

Kokladığım her çiçekte, duyduğum her sözde, gördüğüm her yerde sadece sen ve senin aşkın var.

Sana koşuyorum sadece sana. Ceplerimde topladığım mevsimler var. Sıcağıyla, soğuğuyla bütün bir ömrü sana getirdim. Seni sevmek zamanı olsun diye bütün yaşamım.

Seninle bütün olasılıkların gerçekleşmiş haliyim. Mucizelere inanmamı sağlayan sendin, şimdi bir mucizeyi de beraber yaratalım sevgilim. Seninle tamamen sonsuzluğa gidelim.

Hayatımın anlamı olmak için gelmiştin bana. Yazılıydı bu kaderimde. Şimdi ise seni daha çok seviyorum, dualarım eklensin kaderime diye.

Seni sevmekten başka bildiğim bir şey yok benim. Senin aşkından başka her şeye karşı cahilim.

sen-seviyorum-sozleri.jpg
Şirin Seni Seviyorum Resimleri

Seni öyle çok seviyorum ki; aklım başımdan, yüreğim bedenimden uçup gidiyor.

Hiçbir şey seni sevmek gibi değil sevgili, her şey sadece senden ve gözlerinden ibaret.

Sevmenin en sek tonundayım bugün ve yine hiçbir şey yapmadan seni sevme eylemime devam ediyorum kaldığım yerden. Seni sevmek sürekli devam eden bir eylem sevgili, seni sevmek öyle bir iki ay değil ömre sığdırabilinceye kadar sevmek demektir.

Sadece bugün değil yıllarımı alsa da seni seveceğim sevgili. Sen sevilecek en değerli mücevher, gezilecek en güzel şehir, keşfedilecek en berrak denizsin. Seni gezerek, görerek, bilerek ve hissederek sevmek gerek.

Kendi kalp atışlarımdan bir haber yaşarken takıldı kulaklarım senin kalp atışlarına. Ben senin kalp atışlarını sevdim sevgili, bundan daha ötesi mi var?

seni-seviyorum-sozleri-530x250.jpg

Ellerimle dokunduğum saçlarında kaldı parmak izlerim, hiçbir yağmur silemedi. Senin ve benim varlığımın en güzel yeriydi saçların; ben seni ilk saçlarından sevdim sevgili, buram buram sen kokan upuzun saçlarından.

Esmer yüzünün hemen altında duran gülümsemene tutuldum ben senin, parlayan gülüşünle geldi kalbimin yazı. Ben seni öylesine sevmedim, ben seni ölesiye sevdim sevgili.

Yine çalsan kapımı baksan, parmak uçlarımda piyano çalsan… Geceleri korkunca kulağıma sevdiğim şarkıları fısıldasan, sen benle bütün olsan ben senden hiç kopmasam. Nasıl bir aşk sevgili bu bende ki ne senden öteye gidebiliyorum ne sensiz bu dünyayı sevebiliyorum. Çok seviyorum, çok!

Aynı şarkıda kilitlendi kalplerimiz. Biz seninle bir şarkının giriş kısmında tanıştık, nakaratına kalmadan ruhlarımızı bedenlerimizle birlikte semaya taşıdık. Seni sevene kadar geçen süre bir nakarata varamadan yıl oldu sevgili, seni sevmek emek isteyen ve hızlı gelişen bir eylem.

I-love-you-resim.jpg

Hiç beklenmedik bir anda çaldın kapımı içerisi boş mu diye… Boştu sevgili, seni görünce diyemedim boş diye. O kalp oracıkta hemen dolmuştu. Senin aşkın bana ömürlük olmuştu. Seni seviyorum.

Gel bak aşkına hala aynı yerinde asılı duruyor kalbimin. Seni sensiz bekleyen günlerimin hatrına kal sevgili. Seni seven bu kalbin en sağlam yerini kırma, orası benim yaşam merkezim. Sen onları bırak, ben seni herkesten daha çok severim.

Kalbim attığı sürece ve nefes alıyorken hala seni sevmeye bir ömür daha sığdırabilirim. Bir insan ne kadar sevebilir herkese ben gösterebilirim. Sevilen sen olunca sevmek anlamlı oluyor, bu anlamı anlatmak, herkesi ışığına boğmak isterim.

Seni sevmenin ötesinde bu hissettiklerimin avucuma bıraktıkları… Bir insanı sevmek şiir beslemekten değil şiir yazmaktan geçer. Bense sana şiirler besliyorum sevgili, öldürmüyorum sevdiğin şiirleri, öldürmüyorum noktalarını, virgüllerini. Öldürmeyeceğim sevgili, sevgimi de şiirlerini de öldürmeyeceğim. Kendimi bildiğim sürece seni ve şiirlerini seveceğim.

Adımlarını takip eder yüreğim, benim senden başka yolum yok. Her köşe başında sana çıkar kalbim benim senden başka sevebilecek bir aşkım yok.

 1208898_obfe6.jpg
Cemal Süreya Seni Seviyorum

Sadece seni değil; sana dair ve sana ait her şeyi seviyorum bu gece yine. Koydum kırık kadehime şarabı; gözlerinden başladım sevmeye önce, gerdanına takıldı gözüm sonra bir de gerdanından devam ettim sevmeye. Bütün gece dipten tırnağa sevdim seni, yarın gece yine seveceğim bile isteye.

İçimde yaşayan büyümüş bir çocuğun dudaklarından çıkacak iki kelimeye bakar aşk: “Seni Seviyorum”.

Seni seviyorum sözlerinin şimdilik sonuna geldik. Sevgiliye gönderebileceğiniz daha fazla söz için aşk sözleri, anlamlı sözler ve sevgiliye iltifat sözleri yazılarımıza göz atabilirsiniz. Yorum yaparak sizde aşkınızı haykırabilirsiniz.


Kahraman-Tazeo%C4%9Flu-S%C3%B6zleri.jpg

Bu konuyu yazdır

  Ünlü Şairlerden Derleme En Güzel On Şiir
Yazar: admin - 21-02-2017, Saat: 00:03 - Forum: Sevgi Şiirleri - Yorum Yok

Sizlere Edebiyatımıza Damga Vuran 10 Güzel Şiir
en-guzel-siir.jpg







HERSEY SENDE GiZLi


Yerin seni cektigi kadar agirsin 
Kanatlarin cirpindigi kadar hafif.. 
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gozlerinin uzagi gordugu kadar genc... 
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kotu.. 
Ne renk olursa olsun kasin gozun
Karsindakinin gordugudur rengin.. 
Yasadiklarini kar sayma: 
Yasadigin kadar yakinsin sonuna; 
Ne kadar yasarsan yasa, 
Sevdigin kadardir omrun.. 
Gulebildigin kadar mutlusun 
Uzulme bil ki agladigin kadar guleceksin 
Sakin bitti sanma her seyi,sevdigin kadar 
sevileceksin. 
Gunesin dogusundadir doganin sana verdigi deger 
ve karsindakine deger verdigin kadar insansin 
Bir gun yalan soyleyeceksen eger 
Birak karsindaki sana guvendigi kadar inansin. 
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret 
ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin 
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin 
Günesin seni isittigi kadar sicak. 
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
ve guclu hissettigin kadar guclu.
Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. iste budur 
hayat! 
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin 
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun
ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun 
Cicek sulandigikadar guzeldir 
Kuslar otebildigi kadar sevimli 
Bebek agladigi kadar bebektir 
ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ogren,
SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN

CAN YUCEL 


ANLATAMIYORUM 

Ağlasam sesimi duyar mısınız, 
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle? 
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce. 
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum. 


Orhan VELİ 


BEN SANA MECBURUM 


Ben sana mecburum bilemezsin 
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
Büyüdükçe büyüyor gözlerin 
Ben sana mecburum bilemezsin 
İçimi seninle ısıtıyorum. 

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 
Bu şehir o eski İstanbul mudur 
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 
Sokak lambaları birden yanıyor 
Kaldırımlarda yağmur kokusu 
Ben sana mecburum sen yoksun. 

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur 
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından 
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu 

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor 
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor 
Durup köşe başında deliksiz dinlesem 
Sana kullanılmamış bir gök getirsem 
Haftalar ellerimde ufalanıyor 
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem 
Ben sana mecburum sen yoksun. 

Belki haziran da mavi benekli çocuksun 
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor 
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden 
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun 
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor 
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin 
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Bu kurtlar sofrasında belki zor 
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden 
Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Sus deyip adınla başlıyorum 
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin 
Hayır başka türlü olmayacak 
Ben sana mecburum bilemezsin. 



Attila İLHAN





BEKLENEN 

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar? 

Necip Fazıl KISAKÜREK 

Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

NAZIM HİKMET

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına 
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol BEHRAMOĞLU

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok se

Yahya Kemal Beyatlı

OTUZ BEŞ YAŞ



Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yasa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne donup duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

N'eylesin olum herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.


Cahit Sıtkı Tarancı 



AŞK İKİ KİŞİLİKTİR


Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu 

Bu konuyu yazdır

  Kürtçe Burç İsimleri
Yazar: admin - 20-02-2017, Saat: 00:03 - Forum: Kürt Kültürü ve Tarihi - Yorum Yok

Kürtçe Burç İsimleri

kurtce-burc-isimleri.png

Bu konuyu yazdır