Facebook

Sitemize üye olup şiir ve yazılarınızı paylaşabilirsiniz. Hemen Ücretsiz Üye Olun!

Eğitimci Yazar ve Şairler (Eyaş), içmeden aşk sarhoşu olan ve gelecek nesillere benimde bir kaç kelamım var diyenlerin sitesi.

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 570
» Son Üye: beyaz
» Toplam Konular: 8,193
» Toplam Yorumlar: 8,611

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 22 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 22 Ziyaretçi

Son Yorumlar
23 Nisan Koltuğa Oturacak...
Forum: Haftanın Yazısı
Son Yorum: admin
06-04-2018, Saat: 11:11
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
Çevreci Minikler Fidan Di...
Forum: Güncel Eğitim Haberleri
Son Yorum: admin
27-03-2018, Saat: 21:56
» Yorumlar: 0
» Okunma: 80
18 Mart Çanakkale
Forum: Savaş ve Barış Şiirleri
Son Yorum: admin
22-03-2018, Saat: 10:30
» Yorumlar: 0
» Okunma: 111
Sude ismiyle ilgili akros...
Forum: Akrostiş Şiirler
Son Yorum: AŞK USTASI EZEL
06-03-2018, Saat: 21:12
» Yorumlar: 1
» Okunma: 29,180
Yılmaz Erdogan En Güzel 1...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
04-03-2018, Saat: 16:06
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
İbrahim Sadri En Güzel 10...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
04-03-2018, Saat: 15:49
» Yorumlar: 0
» Okunma: 127
Yahya Kemal Bayatli En Gü...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
02-03-2018, Saat: 23:12
» Yorumlar: 0
» Okunma: 119
Turgut Uyar En Güzel 10 Ş...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
02-03-2018, Saat: 22:55
» Yorumlar: 0
» Okunma: 102
Sezai Karakoc En Güzel 10...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
01-03-2018, Saat: 20:07
» Yorumlar: 0
» Okunma: 103
Salih Polat En Güzel 10 Ş...
Forum: En Güzel On Şiir
Son Yorum: Ali KEREM
01-03-2018, Saat: 14:25
» Yorumlar: 0
» Okunma: 105

 
  Ece Ayhan En Güzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 14-02-2018, Saat: 22:12 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

ÜÇ GENCİN KALBİ

Bir gemici tanırım
Kalbini bir limanda bırakmış
Ya kaybolursa?
Ağlar çocukluğundaki gibi
Kalbini almaya gidecek hâlâ

Bir oğlan tanırım
Derin yeşil gözlü
Gönlü güney denizlerinin dibi
Kalbi ise yerinde
Birine vermeye gidecek
Bir gemi arar durur
Bulutlardan.

Bir şair tanırım
Onunki içler acısı
Kalbini asla vermemiş
Çalmışlar
Kalbi eski bir efsanede saklı.

MECHUL ÖĞRENCİ. ANITI

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı,
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür.

Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
- Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
- Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazmıştır:
Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek

ŞİİRİN DENİZ KIYISINDANKİ SESİ

Denize atılmış şiirdir bence
Yurtsayan, yurdu bilinmeyen bir yıldız

Şiirin deniz kıyısındaki sesine bırakılmış ölümdür
yanacak sarayların kestiği bir, yarım ay.

ANAHTARLAR

Çünkü kapıları
götürüyorlar (öyle yanlış ki)
Cam kırıkları üzerinde
Gülüyor ve
Gülen artık çingene değildir
Değil mi değil
Bilmem şu uzakta odaların
Pancurlarını açmışlar
Açmışlar mı açmışlar
Denize karşı
(deniz yoktur ya)
İçerdekiler içerlerde
Dışardakiler dışarlarda kalmışlar
Kalmışlar mı kalmışlar
Anahtarları çalan bir çingenedir
Bir çingene mi bir çingene bireeE



ZAMBAKLI PADIŞAH
Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam
Sana uzun heceli bir kent vereceğim
Girilince kapıları yitecek ve boş!

Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidirler
Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!

YORT SAVUL

1.Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
En geniş zamanlı bir şiir yazacağız

2. Harbi karşılık verecek ama herkes
Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya:

3. Bir, Yeryüzüne nasıl dağılmıştır
Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar?

4. İki, Daha yavuz bir belge var mıdır ha
Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?

5. Üç, Boğaziçi bir İstanbul ırmağıdır
Nice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz?

6. Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk

7. Çocuklar! İle bile muhbirler! Ve bütün ahali!
Hep birlikte, üç kez, bağırarak, yazınız

8. Kurşunkalemle de olabilir
Yort Savul!



BIR ELİŞİ TANRISI İÇİN AĞIT
Peki nasıl oldu da hatırladı denizde boğulduğunu
nasıl oldu da peki anlatamıyorum biliyorsun

Öyle ölüme düşkündü ki biyoloji sıfır
bir şarkı yiyor şimdi şapkalarını orospular eksiliyor

Ama yok ne olur ağlama böyle ama yok
şunun şurasında tramvaysız, çocuk olmak turunç olmak

Kantocu peruz sahiden yaşadı mı patron?



DENİZ ALTİNDAKİ BANDOLAR
İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak
Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor
Çalan bir bandonun eşliğinde
Şimdiye dek ölünmeyen kentimizin üzerinden
Hiç değilse sokaklarında

- Sayın padişahım muhbir
Denizin altındaki bandolar da çalıyor muydu?

Parmak çocuk sorusu karşılığını da içinde taşır

- Ama şurasını unutuyorsun hep
Boğuldukları zamanki yaşlarıyladır çalgıcılar

Herhalde böyle bir şiire başlayan onu bütünler.


APAŞ PAŞA ŞAPA OTURDU

Merhaba diyoruz ölü teyzelerimize çocuklar
merhaba diyorlar o şiirlerimizin eşikleri

Mum tacirlerinin kızları ne temiz porselen
yüz çiçeğe yüz ay çıkarırmış bu tabaklar

Yüzüklerinde altın parmaklar takılıymış ve
çarşılar grevsiz deli olurmuş yalnızlık işte.


SADRAZAM ALAYI

1.Bir sadrazam ölmüş; faytonu yokuş aşağı Sirkeci’ye götürülüyor eller üzerinde. Kara bir gemiyle Eyüp Sultan’a gömülecektir.
2. Yerine atanan bir istimbot da rıhtıma yanaşmış sarı şeritli ak. Yukarı hükümete iktidara çıkıyor.
3. İki alay karşılaşır yol ortasında. Bir gelgit. Ağır ve sert bakarlar birbirlerine durmak eylemi.

Bu konuyu yazdır

  Ece A. Günel En güzel 10 şiiri
Yazar: Ali KEREM - 14-02-2018, Saat: 14:05 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

AKLIMDASIN

Aklımdasın
Şimdi, şu an elimin altında
Yeşili terlemiş
Bir tabak erik
Bir bardak serin su yanında

Aklımdasın
Saksıdaki toprağımda
Yaprağında sardunyanın
Dalgalandır dalgalandır rüzgarım
Olur a ansızın alabora

Anımsayamadığım bir sözcük
Yüzünle birlikte gelen
Ama tedirgin, ama yitimsiz
Devingen
Soluk bir fotoğrafta
Zamanı geri çeken

Aklımdasın


SESİN

Sesin bile yeter
Sesin,
Suya düşen bir yaprağın uğultusu



BENİM DERİNLİĞİM
Yağmur kokusu düşlerim
Yapraklarım çil döküyor
Nerede sanki ilk gençliğim
Çapamı saldım
Bir bardak su derinliğim

SAKIN SEVDANI

Sağnak yağmurlardan geleli
Bir Nergis açımlık zaman olmuş
Aynı soluğu taşıyorsun
Verme gizini girdap bakışlım
Sakın benden sevdayı..


O GECE
Bulut muydu, yıldız mıydı
Kayalardan köpük sakalıyla
Yuvarlanan o gece
Gün batarken yüreğime devrildi


ARDINDAN
Çok girişli çıkışlı verdiler vizeni.
Gidip gidip gelecekmişsin.
Gurbet soğuk bir terle yerleşecekmiş.
O yüzden ıslanmadı kaldırımlar.
Kimse telaşa vermedi.
Kimse yadırgamadı her gidişinde
Ağırlaşan valizini..

Seni daha çok özlesem
Takılır mı yelkovan?
Zamanı geri çeker mi?
Bir anne kırılgan olabilir mi?
Oğlum gelincik yaprağı,
İncecik tutunur yaşama.

Elimi çeksem, şaşkın bir telaş.
Bir anne korkabilir mi?

BOŞLUĞUN GİBİ

Tüm toyluğumla
Ölmeyi bilmediğime göre
Gelemezdim sana
Bir Mısırlı emeğini damlattı
Avcundaki tanrıların altınına
Beyaz mermer çoktandır önümde
Adak olsam süt kesiği
Güneş kızıla kesse
Böyle biçimlemezdi beni
Boşluğun gibi..


BAHAR

Bahara karşı durmuşum
Baştan ayağa çavlan
Baştan aşağı köpüklü su

Bahardır karıştı hava
Ya bir yaprak ya bir kuşum

Puslu bir orman çağrısı
Gelmesen olmaz
Gelsen
Uçurum olmuşum..


SIZI
Bir şiir harmanladım
Ortasından boydan boya bir sızı geçer
Bir sızı nereye geçer?
Soluk soluğa bir çocuğun yüreğinden
Yaşlanmış gözlerdeki hüzne geçer
İplik olur, bir ölümü onarmak için
Eğilir iğneye geçer
Gizli bir sevdadır
Benden sana geçemez
Havada asılı sis olur
Uyanan çiçeğe geçer.


AZAD ET
Bu ben değilim sevdiceğim
Yansımanı yaşıyorum
Kendini sevmek gibi vurgunluğun
Artık anlamıyorsun da
Yanlızlığın da ondan
Azad et beni, azad et kendini
Gidişim ceza değildi
Suda zaman kırıldı
Bedeli ödenmiş sevgiler
Eksildi.

Bu konuyu yazdır

  2018 Müthiş En güzel 14 Şubat mesajları ile sevdiğinize romantik olduğunuzu hissettir
Yazar: Ali KEREM - 14-02-2018, Saat: 13:52 - Forum: Aşk ve Sevgili Mesajları - Yorum Yok

Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana “Sevgilim!” Diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.


Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sevmeye devam edeceğim. Sevgililer günün kutlu olsun!




Evet kabul ediyorum seni sevmek gibi büyük bir işe kalkıştım.. Ama sende inkar etme sana en cok ben yakıştım.


Dudağını yanaştır dudagıma, soran olursa agzının payını verdim dersin!


Öperim dudaklarımdan, gül kokulu yanaklarından, her dem gözlerimin hapsindesin, kalbimin tek sahibisin. Sevgililer günün kutlu olsun.




Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.


Seni sevdiğim kadar yaşasaydım ölümsüzlüğün adını aşk koyardım. Sevgililer günün kutlu olsun biricik aşkım.


Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığım sana. Sevgililer günün kutlu olsun bir tanem. Seni Çok Seviyorum.




Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak. Sevgililer Günün Kutlu Olsun.


Parlayan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiç bir şeye değmezdi yaşamak. Sevgililer günün kutlu olsun.


Sen dünyaya sürgün bir meleksen ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin... Sevgililer günün kutlu olsun!




Sana bahçeden gül değil, güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Sevgililer günün kutlu olsun.


Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Mavi gözlerini özlüyorum. Sevgililer günün kutlu olsun..


Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..




Bir güzele, güzelliğini hatırlatmak isterdim. aynalardan evvel… Dünyanın en güzeli sevgililer günün kutlu olsun.


Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel ama herkesin sevmeyi hak edemeyeceği kadar özelsin.





En güzel 14 Şubat mesajları ile romantik olduğunuzu hissettirin!







Bazı insanların sesinde mutluluk gizli. İşte sen de o insanların en mühimisin benim için aşkım. Sevdiğim sevgililer günün kutlu olsun.


Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret.


Aşk sadece birbirine bakmak değil, aynı yöne bakmaktır




Tuttuğumuz yol güzel ise, nereye gittiğini sorgulamayalım


Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana “Sevgilim!” Diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.

Bu konuyu yazdır

  Cezmi Ersöz En Güzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 13-02-2018, Saat: 23:56 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

SENİN OLMADIĞIN YERDE
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum..



AŞK OLSA GEREK
Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken...
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni...
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek...



BİLİYORUM BU YARA HIÇ KAPANMAYACAK
Telefonlarıma cevap vermeyeceksin…Cevap versen bile, öyle yorgun öyle
isteksiz çıkacak ki sesin, bir küfür gibi…

Sevmeyeceksin beni…Biliyorum bu şehri bana dar edeceksin…
Çünkü anladın; sevgimden tanıdın beni.O yanık, o hasta bakışımdan…Uçuruma
atlar gibi sevdalanışımdan…
Sevmek deyince, hemen ardından, ölüm, dememden anladın…
Anladın ve kardeşini bir kabustan uyandırır gibi çırılçıplak gerçeğe
uyandırdın beni; uyandırdın ve kaçtın…
Çünkü sen de benim gibiydin; sen de benim gibi seni sevmeyeni sevdin hep.Sana
acı çektireni…Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı, çıkınca seninle bir küfür
gibi konuşanı sevdin…Sen de benim gibi seni incitip üzeni sevdin hep.
Bakışından hissettim bunu, kokundan, dokunuşundan…
Beni sevmeyecektin biliyorum ama…Ama, öyle susamıştımki kendim gibi birini
sevmeye…Öylesine muhtaçtımki gercekten incitilmeye, gercekten acı
çekmeye, kendim gibi birini özlemeye öylesine muhtaçtım ki, seni tanır tanımaz
çözüldüm…
Sana da olmuştur…Öylesine susamışsındır ki sevilmeye, kendin gibi birini
bulunca tutamaz kendini, herşeyi, belkide söylenmiycek her şeyi o an, garip bir
telaşla söylersin…
Hatta söylerken anlarsın, söylememen gereken şeyleri söylediğini
hissedersin, battığını, giderek çıkmaza girdiğini…Ama yine de engelleyemezsin
kendini tutamazsın.
Aleyhinde olabilecek herşeyi söylersin…Üstelik bunu anladıkca daha da
batırmak istersin kendini…Biraz daha zor duruma düşürmek…
Daha da kaybetmek, daha da dibe batmak istersin…Sanki bile isteye kendi
mutlulugunu kendi elinle bozmak istersin…Kendinden gizli bir öç alır gibi.
Sanki hiç mutlu olmak istemiyormuş gibi…Sanki hiç sevilmek istemiyormuş
gibi…
Bir tür gurur muydu bu?
Birgün nasılsa ve hiç olmadık bir anda alınıp kopartılmadan, kendi
ellerimizle onu yok etmek, bizim gibilerin mutluluğuna tahammül edemeyen bu
hayatta, bu hayatın zorba kurallarına bir tür başkaldırmak mıydı?
Bir şizofren çocuk tanımıştım bir gün.Tam karşımda
oturuyordu.gencecik, yakışıklı bir çocuktu.Şizofren olduğunu
biliyordu.Biliyordu iyileşemiyeceğini…İki de bir, önce kolunu uzatıp, sonra
avucunu açıyor; Mutluluk avuçlarımdaydı, yakalamıştım ama kaçtı
diyor, kaçtı, derken avuçlarını boşluğa kapatıyordu…
Hiç unutmuyorum, bu hareketi defalarca yapmıştı…
Yine hiç unutmuyorum; burjuvalara özenen bir ailede büyüdüm ben.Görgü kitabı
masanın üstünde dururdu hep.
Annem o kitabı defalarca ezberletirdi bize.Yemeğe nasıl oturulacak..çorba
nasıl içilir? Kaşık nerede, çatal nerede durmalı…Balık nasıl yenir? Peçete nasıl
katlanır…Sinemada nasıl oturulur…
Ben de eskiden senin gibi saftım.İnanırdım bu dünyada bile şölenler
olacağına…Bu dünyada anne, baba, kardeşler, bir sofrada lekesiz bir mutluluk
yaşayabilirler diye inanırdım…O kasvetli görgü kuralları kitabına rağmen
inanırdım…
Önce dilediğim gibi başlardı herşey.Herkes bir arada, sonsuz mutlu gibi…Sonra
birden hiç beklenmedik bişey olur, biri ağlayarak odaya kaçardı…İçerden, arka
odadan, ağlamaklı, sonsuz küskün sesler gelirdi; bıktım artık, bıktım, usandım
hepinizden, gideceğim buralardan, yetti artık! …
Ben de senin gibi saftım o zamanlar…Gidilecek neresi var dı ki derdim…İşte
hep birlikteyiz…Alemi var mı bu mutluluğu bozmanın? …
Sonraları çok sonraları anladım.Meğer biz, bizim aile, herkes, tesadüfen bir
araya gelmişiz tesadüften de öte…Biz…bizim aile, herkes, aslında hiç
istemeden, nedeni bilinmeyen bir zorunluluk sonucu bir araya gelmişiz…
Aslında biz bir araya gelmemek için yaratılmışız.
Hayatın en büyük yanlışıymış bizim bir arada olmamız! …
Evet cok geç anladım…
Bıraktım lekesiz mutlulukları; ben kavgasız, üzüntüsüz bir pazar sofrası
özlerken, aslında herkes…annem, babam, kardeşim o evden uzaklara, hiç dönmemek
üzere çok uzaklara gitmek istiyormuş…
Dünyanın en mutsuz otogarı…Dünyanın en imkansız istasyonuydu bizim
evimiz…Yıllarca uzaklara, cok uzaklara gitmek isteyip, bir türlü gidemeyenlerin
sonsuz bekleme durağıydı bizim evimiz…
İşte bu yüzden sevmek benim için bir tutsaklıktı, tuzaktı böylesi sevip
bağlanmak.Uzaklara cok uzaklara gitmek isteyenleri engellemekti.
Sevgi yüzünden bizim ailedeki hiç kimse istediği yere
gidemiyordu…Birbirimize duyduğumuz sevgi, aynı zamanda bizi birbirimize düşman
ediyordu…
Hem biz, bizim aile…Güneşli bir günde ansızın başlayan sağanak yağmurlar
gibiydik…
Bu yüzden hep hırçın, hüzünlü, kırgındık…
Bu yüzdendi, her şeyi, çok iyi gidiyor sanırken, içimizde yükselmesine bir türlü
engel olamadığımız o felaket duygusu…
Anlamıştım senin ailen de böyleydi…
Üstelik öyle severlerdi ki sizi, birgün hiç olmadık bir anda, aslında
istenmeyen çocuklar olduğunuzu söylerlerdi size! …
Sana ya da kardeşine…Tesadüfen dünyaya geldiğinizi…Beklenmedik bir misafir
olduğunuzu! …Aksi gibi, istikbaliniz için hiçbir şeyi esirgemediklerini
söyledikten sonra söylerlerdi böyle sıradan şeyleri! …
Sizin için…Senin için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını söyledikten
sonra…
Senin de ailen benimki gibiydi…Güneşli bir günde ansızın başlayan sağanak
yağmurlar gibiydi…Bu yüzden sen de benim gibi böyle hırçın, hüzünlü, kırgınsın
her şeye…
Yıllar önce tanıdığım o şizofren çocuk gibi; tam mutluluğu yakalamışken
kaybetmiş gibisin hep…
Ben beni istediğim gibi sevmemiş olan annemin hayaletini arıyorum imkansız
kadınlarda…
Sen, seni istediğin gibi sevmemiş olan babanın hayaletini arıyorsun imkansız
erkeklerde…
Biliyorum ne ben o kadını bulacağım ne de sen o erkeği bulacaksın…
Ve ne acı ki, hep bizi sevmemiş olanları seveceğiz ikimizde…Ne acıki, hep bizi
incitip üzenlere bağlanacağız…Telefonlarımıza çıkmayanlara… Çıksa bile küfür
gibi konuşanlara sevdalanacağız…
Bizden bir çift güzel laf esirgeyenleri özleyecegiz…
Ölesiye, amansız seveceğiz onları…
Biliyorum, bu yüzden odan böyle…Güncelerin ortalık yerde…Kitapların
orada, burada…Anıların saçılmış ortalık yere…Her şeyin darmadağın…
Biliyorum bu yüzden düzenden, adı düzen olan her şeyden nefret ediyorsun…Sen
de benim gibi; toparlayıp da ne yapacağım, düzenli olunca ne olacak; sonunda bir
gün biri gelip her şeyi, biriktirdiğim, düzenlediğim, üzerine özenle titrediğim
her şeyi daha önce hep olduğu gibi hiç beklemediğim bir anda savurup, bozup
gitmeyecek mi, diye düşünüyorsun…
Biliyorum, sen benim için hiç bir zaman ulaşamayacağım annemin
hayaletisin…Ailemdeki insanlar gibisin çok duygusal çok güçlü, çok yaralı…
Onlar da senin gibi seninkiler gibiydi…Aklı başında, mazbut insan rolünü
oynamaktan ve ertelenmiş düşleri yüzünden yorgun düşmüş, yarı çılgınlardı…Hepsi
yanlış evde ve yanlış bir yerde yaşadıklarını söylerlerdi…Düşleri çok
garipti…En kısa yolculuk bile onları yorduğu halde; okyanusları aşmayı ve başka
kıtalara gitmeyi düşlerlerdi…
Yine aradım seni, yoksun…bulsam, benimle küfür gibi konuşacaksın…
Bir kere çözüldüm sana…Bir kere sana senin gibi olduğumu hissettirdim…
Oysa baştan beri biliyordum; sen.seni sevmeyenleri seversin.Tıpkı benim
gibi…
Ama öyle özledim ki benim gibi birini sevmeyi…Öyle özledimki kendim gibi
biri tarafından incitilmeyi, üzülmeyi…
Yine aradım seni yoksun…Beni de birileri arıyor…Beni de kendi gibi birini
sevmeyi özleyenler arıyor…Kendi gibi biri tarafından incitilmeyi, üzülmeyi
özleyen birileri arıyor.
Hiç cevap vermiyorum…BEN SENİ İSTİYORUM, SENİ ARIYORUM…
Kayıtsızlığınla beni yok ediyorsun, geride sen kalıyorsun.Ama seni de biri
yok ediyor…
Aslında bu oyunda herkes birbirini yok ediyor…
Ben birilerini, o birileri başkalarını.Sen beni…Seni bir başkası…
Hem çok iyi biliyorum; beni sevsen bile hiç kapanmayacak bu yaram…Seni biri
sevse de hiç kapanmayacak bu yaran…
Hiç kapanmayacak! …Avuçların hep boşluğa kapanacak.Tıpkı o şizofren genç
gibi…


VAZGEÇİLMEZDİN

Yakınlaştıkça kaybolan
bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
içinde yolculuk etsem de...
Günahkar mevsimimdin.

Hiç umut yoktu sende
o yüzden vazgeçilmezdin,
vazgeçilmezimdin...


GEL....
Biliyorum, konuşacak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok
Ama ızdırabım sende, mutlaka al da gel...


BU KADAR SEVMEDİM Kİ

Dönemem terk ettiğim hiç bir yere
Dolaşıp duruyorum sokaklarda
Dilimde o son duam
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Sonsuzluk gibi çıkıyordu
Bu söz içimden
Umutsuz bir yakarış gibi
Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki


KİM OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM BİRİNE
Karşılıksız aşkının zehrini taşıyordu bana
Kokusu sinmişti inatçı ruhuma, kitalarıma, ellerime...
Öyle çok öpüşürdük ki,
Ağzının tadıyla yerdim yemeklerimi...
Öylesine inanıyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdiğine,
Bir gün ansızın korkunç bir özlem duymaya başlamıştım
Kim olduğunu bilmediğim birine...
Şimdi ağzımda karşılıksız aşkın o aç tadı...
Karşımda o...
Yine hüzünlü, yine yenik...
Ama eşitiz artık,
Damarlarımızda karşılıkız aşkın o zehirli kanı...


SEN ORADASIN
Sen oradasın
Yazılmamış bir şiir gibi...
saf ve masum
bütün öfkem bu sana
başeğmem ve sonsuzca
arzulamam


KALP AĞRISI

İşte yine başbaşayız içimin acısı
yine birlikteyiz
ver elini
sus ve ne olur incitme beni

Ey kalbimin ağrisi
ver elini
çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce
bu karanlık ve uğultulu ormandan

İçimin acısı, kalbimin ağrısı aşkım
işte yine başbaşayız
ver elini
sus ve ne olur incitme beni



SEN ASLINDA ÇOK ESKİ BİR ŞEYE AŞIKSIN
künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi
ölürsem beni seninle ararlar şimdi

bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş
beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri

ölürsem beni seninle ararlar şimdi

yüreğim paslı bir sarnıç
gözyaşlarının demi hala avuçlarımda

sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan
yaşamak güçlü olmak değildir her zaman

künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerini
ölürsem beni seninle ararlar şimdi



YÜZÜN
Benim kaderim bu,
öylece karşına oturup seyrediyorum
yüzünden geçen zamanları...

Küçük bir çocuk olan yüzün
annesinin kalbinin kapılarında kalmış...
Kırgın düşlerinde sakladığın...
İlk gençlik oluyor sonra yüzün
öyle eksik, öyle yarım kalmış büyümelerden durgun...

Sevdayla ışıyan,
çaresiz aşkların şiirlerinde mısra mısra yaşlanan yüzün...

Benim kaderim bu
öylece karşına oturup
seyrediyorum zamanın içinden geçen yüzlerini...

Bana sevdalı bir yüzün vardı eskiden
o şimdi yalnız içimde saklı...

Bu konuyu yazdır

  2018 Aşk Dolu 14 Şubat Sözleri
Yazar: nursima - 13-02-2018, Saat: 23:48 - Forum: Aşk ve Sevgili Mesajları - Yorum Yok

En Güzel Sevgililer Gününe Özel Mesajlar
Kalbime sığmayan sevgimle, anlatamadığım duygularım paylaşamadığım özelimsin cananım. Sevgililer günün kutlu olsun.

Ey sevgili! Sen bana Allah’ın bir lütfu, hayatın bir mucizesisin biriciğim. Seni çok seviyorum. Bu güzel günün kutlu olsun.

Mevsimler kışa dönüşse, güller dikene dönse, güneş sönse yine de seni seveceğim ömrüm boyunca. Sevgililer günün kutlu olsun.

Sen yüreğimde saklısın, hayatımda cansın, varlığıma varlık, ruhuma eş yaşama sevincimsin sevgilim. Sevgililer günün kutlu olsun.

Ruhum yaşadıkça bu bedende seni sever, seni sevdikçe bu canda senden vazgeçmez bebeğim. Seni seven yüreğimle sevgililer gününü kutluyorum.

Sevgi var ya şu sevgi nasıl desem aşk var ya kanıma düşen cemre canımdaki can var ya anlatılmaz yaşanır bu sevdam. Sevgililer günün kutlu olsun.

Soru sorma ey sevgili! Cevabını bilmiyorum bildiğim tek şey sana olan bu aşkın azalmadığı gibi hep artıyor olması… Sevgililer günün kutlu olsun aşkım.

Kur olup yanan yüreğimle, her gece bölünen uykularımla, mısraların şarkıların dili ile seni çok seviyorum bebeğim. Sevgililer günün kutlu olsun.

Bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse sende benim için o kadar değerli ve özelsin meleğim. Seni seviyorum bu gün bizim olsun sevgilim.

Yüreklerimiz bir bedende bir canken bu sevdayı yaşamamak olur mu bir ömür ey sevgili! Yanımda can canımda can oldun can tanem. Sevgililer günümüz kutulu olsun.

Sevgi çabadır, sevgi hayattır, sevgi dünyanın anlamı gönlün muradıdır bir tanem. Seni seviyorum. Sevgililer gününü kutluyor ve bugünün her yıl böyle sürmesini dilerim.

Baktığım her adreste sen varsın, çaldığım her kapıda sen varsın, uyuduğum uykuda sen varsın, iyi ki bu güzel ve özel günde de sen varsın. Sevgililer günümüz kutlu olsun.

Ben senden önce kuruyan bir daldım kuş gibi kendimi rüzgâra saldım. Sonunda yere çaldım farkına vardım seninle doğdum bir tanem seninle olmuyor. Sevgililer günün kutlu olsun.

Seni kendime hep kendime sakladım bir tek kendime, kalbimin güzel ve en özel yerine, sevdiğin seni sever, sen de ver sevgini sevdiğine. Sevgililer günün kutlu olsun bir tanem.

Bu konuyu yazdır

  14 ŞUBAT 2018 SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJLARI
Yazar: nursima - 13-02-2018, Saat: 23:44 - Forum: Aşk ve Sevgili Mesajları - Yorum Yok

14 ŞUBAT 2018 SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJLARI
Geçtiğimiz senelerde olduğu gibi 14 Şubat Sevgililer Günü ile ilgili en güzel mesajları ve sözleri yine sizler için derledik. Hediyelerinize eklemek istediğiniz kısa ve uzun sözleri haberimizde bulabilirsiniz.

*Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer. Sevgililer günün kutlu olsun!

*Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır… Nice sevgililer günlerine minik bebeğim.
*Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var… Sevgililer günümüz kutlu olsun!
*Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm… Sevgililer günün kutlu olsun!
*Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz… İyi ki varsın!
*O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini *Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Sevgililer günün kutlu olsun.
*Paylaştıkça çoğalan tek şeyin sevgimiz olduğunu hiç unutmayalım ve sevgimizi daima çoğaltalım sevgilim. Daha nice mutlu sevgililer gününe.
*Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım.
*Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martılar ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum. Birlikte daha güzel günlere gitmemiz dileğiyle sevgililer günün kutlu olsun!

* Verilebilecek en güzel hediyeydi, sevgilerin en yücesine tadılabilecek hazzın en doyumsuz olanıydı yaşadığım, koklanabilecek en güzel koku, görebileceğim en güzel görüntü, sevdaların en deriniydi yaşanmışlardan, duyulabilecek en ilk sıcaklık. Ve böylesi bir günde gelmesende görmesende sevmesende en büyük mutluluk, sesini duyabilmek, binlerce teşekkür binlerce sevgi sana...

Bu konuyu yazdır

  SEVGİLİLER GÜNÜ İLE İLGİLİ EN GÜZEL SÖZLER
Yazar: nursima - 13-02-2018, Saat: 23:42 - Forum: Aşk ve Sevgili Mesajları - Yorum Yok

SEVGİLİLER GÜNÜ İLE İLGİLİ EN GÜZEL SÖZLER
* Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgârlara fısıldasınlar seni ne çok sevdiğimi ve özlediğimi.

* Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hanı en güzel asklar imkânsız gelir ya insana, imkânsız olduğun için tutkunum sana.

Kalbimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim…

Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel ama herkesin sevmeyi hak edemeyeceği kadar özelsin benim için sevgilim...

Güller anlatsın sana olan aşkımı... Karşında nasıl aklımın yerinden gittiğini, gözlerimi nasıl senden ayıramadığımı... Güller anlatsın...

Güllerin sayısı duyduğun aşkı yansıtır derler. Sana olan aşkımı gösterecek kadar gül yok kainatta!

Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum.

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun. Sevgililer günün kutlu olsun!

Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum. Sevgililer günün kutlu olsun.

Bu konuyu yazdır

  Cevat Çapan En En Güzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 13-02-2018, Saat: 23:34 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

SOLUKSOLUĞA
Uzun, karanlık bir çığlığın da ardına düşebilir insan,
Titrek, eğri büğrü bir yazının çağrısına da uyar.
Bırakıp her şeyi döner -
Aşk bir buluşmadır çünkü,
Her zaman gecikmiş bir buluşma.

Bitmeyen bir kavuşmadır da aşk -
Araya her zaman bir şeyler girer:
Bazen kendi sevincinin kanat gölgesi,
Bazen nabzın hızı, yüreğin titreyişi,
Tüylerin telaşıyla besleniyor gibidir -
Araya her zaman bir şeyler girer:
Çalışma saatleri, karşılıksız sorular.
Nereden bilebilir insan
Bunların hepsinin de aşk olabileceğini?

Çoğu kez aldatıcıdır da,
Bakarsın, herkes onun askeri, onun şehidi.
Oysa aşk hiçbir zaman bir yarış değildir ki.
Bu yüzden yanılır hep
Sayın muhbir vatandaş, köftehor okur, arsız yetkili.
Sararmış bir fotoğraf olarak da çıkabilir karşına,
Borulu bir fonoğraf kılığıyla da.
Bakarsın, ona da dadanmış
Gündelik hayatın sosyolojisi.

Yeniden duyulur bazen o uzun ve karanlık çığlık.
Çağıran o titrek yazı yeniden belirir -
Çünkü aşk en eski köprüsüdür Balkanların, en eski



SAKIN GEÇ KALMA ERKEN GEL
Usulca gir kapıdan, zile basma.
Hiç telaşlanma, ben daha dönmemişsem.
Yoldayımdır, nerdeyse yokuşun dibinde,
Suların kararmasını bekliyorumdur,
Tuğla harmanlarından gelen yanık havanın
Bahçedeki akşamsefalarına sinmesini.
Güç bela dizginliyorumdur içimde
Dörtnala sana koşan küheylanları.

Bütün gün kâğıttan dağlar arasındaydım,
Nabzım ileri giden bir saat gibi işledi durdu.
Dilekçeler, kararlar, tozlu makbuzlar:
Hep adını okudum silinmiş satırlarda.
Pencerede kuleler, minareler, kirli gök.
Durmadan kuşlar uçtu bir bacadan.
Rüzgâra karışan saçlarını gördüm
Bulutlu aynalarda.

Balkonun kapısını aç, su ver saksıdaki çiçeğe.
Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz.
Sessizlik şaşırtmasın seni, ürkütmesin.
Şehrin gürültüsü dolacak az sonra odaya,
Karanlık bir yankıya dönüşecek karşı dağlarda.



KIŞ BİTTİ

Vedalaşmaların ilmini yaptım ben,"
Sürgünlerin uzmanlığını.
Bir vapur nasıl kalkar bir limandan.
Tren nasıl acı acı öter, öğrendim.

Yıllarca mektuplarla yaşadım.
Kaçak tütün,yasak yayın
Larla beslendim.
Unutmadım. Unutmadım.

En çok yelkenleri özledim
Bozkırın buzlu yalnızlığında.
Dağlar yoktu, dağlar yoktu,
Rüzgârlara yaslandım.

Çılgın mıydım, tutsak mıydım
Yüreğinde karanlığın?
Kan kurudu -
Ben gül oldum açıldım.

ASKER

Uykusuz geceler bunlar
dağ başlarında, nöbette.
Uzakta, çok uzakta,
tek tük ışıklarını seçtiğin şehir
sokaklarında kısık sesle
şarkılar söylediğin.

SABAH

Son yağmurlar da dindi dinecek,
yazın habercisi kırlangıç
saçakta
senin o atlıkarınca gülümseyişinle.


ERZİNCAN

Cimin, cengice, hah -
köylerde dolaştık bütün gün,
Üzüm yedik bağlarda, buğulu,
bir başka dilde konuştuk.
Soluyan atlarımızla girdik geceye,
düşlere durduk.

BİR BAŞKA PENCEREDEN

O yanan yaz günleri,
kamaşmış koca bir cam göz deniz
ve hızla sararan bir karasevda:
Güz.


BÖLÜNMEYEN BIR SEZSİZLİK İÇİNDE
Öyle seviyor ki susmayı,
sözcükleri öyle seviyor ki,
lambasız kalabilir geceleri,
kışı uykusuz geçirebilir.

Esrikliğin
değişen yoğunluğu onun için her mevsim,
rüzgârlar
yoğunluğun dalga dalga esrikliği.

Derken gemiler yanaşıyor
-çok yorgun bir fırtınadan
bağrının rıhtımına-
sürgünden dönenlerle yeniden
yaşamak doludizgin.



SIRADAN BIR GÜN

Buraya, denizi gören bu dağın eteğine
dilimde yarı unutulmuş şarkı sözleri,
kulağımda su sesi, suların sesi,
rüzgâra sarınıp geldim.

Ağaran gün, kararan geceyle,
kirazın kızarma hızıyla geldim,
bir uzun havayla çok uzaklardan
can havliyle
bu tutuk dil çözülsün diye
bekledim.

Şimdi
tek ses, zeytin ağaçlarından gelen
ağustosböcekleri,
tek ateş, kızgın kayalardan yansıyan
ağustos güneşi,
tek umut, yıllarca dolaştığım imgelemin
koyaklarında
bize sevgiyi sezdiren bütün o yitirdiklerimizle
birlikte soluduğumu sandığım
o derin sessizlik,
o akşam serinliği.

DÖNÜŞ

Yıllar sonra
odanın kapısını açınca
senin yerine
arkası dönük iki kadın görüyorum
yaşları belirsiz
biri kollarını balkonun korkuluğuna dayamış
öbürü kapının pervazına yaslanmış
uzanıp giden ovaya bakıyorlar
akşam serinliğinde.
Bakışlarının ucunda
mor dağlar yükseliyor
ve inen davarın
çan sesleri duyuluyor uzaktan.
Kapıyı aralık bırakıp
alacakaranlıkta
dağın doruğuna tırmanıyorum
yorgun atımın yedeğinde.

Bu konuyu yazdır

  Melek Mosso Hic ışık Yok- şarkı sozleri
Yazar: Ali KEREM - 12-02-2018, Saat: 23:47 - Forum: Hip-Hop Müziği Sözleri - Yorum Yok

Hiç ışık yok
Sana sorsam uzağım kendimden
Başımı alır giderim her savaşta
Beni uzak Tut Yaralı Kalbimden
Kanatır Kırarım Üzerim Tek Bakışta

No. 1

Hiç ışık yok farkındayım
Beni bu gün ayık
Beni bu gün ayılt
Hey sen dalgın kadın
Beni bu gün ayılt
Bana biraz sarıl
İçine düşmüş karanlıkların
Bu serseri mayın
Beni bu gün ayık
Arıyorum ama artık kayıp
Bu okyanustayım
Benim batan kayık

Melek Mosso & No. 1

Hiç ışık yok farkındayım
Beni bu gün ayık
Beni bu gün ayılt
Hey sen dalgın kadın
Beni bu gün ayılt
Bana biraz sarıl
İçine düşmüş karanlıkların
Bu serseri mayın
Beni bu gün ayık
Arıyorum ama artık kayıp
Bu okyanustayım
Benim batan kayık

No.1

Günler süren saniyeler kalbimin ritimleri bozuk
Kötü haberlerin ben miyim nedeni
Küçük hesaplar peşinde bütün bildiklerim
Sikik hesaplar peşinde bütün bildiklerim
Sabahın karanlığında cebimden çıkan şu para
Yaklaş gözlerimde yaşam belirtisi ara
İllegal çarelerle gel yanıma
Terk edilmiş köpeklerden özgür değiliz dünyada
O zaman ver şIşeyi
Dünyadan hızlı döndüm gezegenler kusar seni
Elimde hiç olmayan nedenler var çekil geri
Bak film çekilir gibi bak pimim çekili benim
Kulak ver sen onların sesine
Karamsarlık zannettiğin lanet farkındalık neyse
Döndü Işıklarım kırmızıdan yeşile
Dinle sakın düşme dostum Işıkların peşine

Melek Mosso

Hiç ışık yok farkındayım
Beni bu gün ayık
Beni bu gün ayılt
Hey sen dalgın kadın
Beni bu gün ayılt
Bana biraz sarıl
İçine düşmüş karanlıkların
Bu serseri mayın
Beni bu gün ayık
Arıyorum ama artık kayıp
Bu okyanustayım
Benim batan kayık

Bu konuyu yazdır

  Cemal Safi En Guzel 10 Şiiri
Yazar: Ali KEREM - 12-02-2018, Saat: 18:45 - Forum: En Güzel On Şiir - Yorum Yok

SENSİN

Her şeyin sonrası, evveli sensin
Gönlümün biricik emeli sensin
İnan ki çökerim çekemem dersen
Çünkü canevimin temeli sensin...


BENİ SEVMENİ İSTİYORUM
Seninle buluşmamız ne kadar zor olsa da,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Beş dakika baş başa kalmamız suç olsa da
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
Beni yanlış anlam,darılma ne olursun,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
Aşkımı değerini sır gibi taşımanı,
Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Senden tek dileğim var,özel imtiyaz değil,
Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
Haşa!Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

HADİ GİT

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.

Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!


HÜZÜN ADRES DEĞİŞTİRİR
Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
Fazla sürmez hatanı fark edişin,
Hasret eken , hüsran biçer sevdiğim.

Adet ettin aşk dersini asmayı,
Hüner saydın sırra kadem basmayı,
Yetti artık çok denedim susmayı,
İsyan eden bayrak açar sevdiğim.

Nice avcı bende silah sınadı,
Geri tepti ,sineleri kanadı,
Kırılsa da yüreğimin kanadı,
Yine açar, yine uçar sevdiğim.

Bir resmimiz bile yoksa başbaşa,
Revamıdır ben yanayım,sen yaşa,
Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa,
Yine bulur, yine içer sevdiğim.

Aynaların farkı kalmaz düşmanla,
Tanışırsın doğduğuna pişmanla,
Hüzün adres değiştirir zamanla,
Benden geçer ,sana göçer sevdiğim.

Üzerime yar sevdiğim sahi mi?
Kalp çalmakta senin gibi dahi mi?
Ağlama der dosta aşık Daimi,
Bu da gelir ,bu da geçer sevdiğim



GÜZELSİN
Görenler kendini beğenmiş sansın,
Sen böyle havalı pozla güzelsin.
Varsın âşıkların bıksın usansın,
Sen böyle cilveyle, nazla güzelsin...

Göz göre gelince aklım şaşıyor,
Yüreğim koşmaktan yorgun düşüyor,
Sığmıyor gönlüme aşkın taşıyor,
Sen benim haddimden fazla güzelsin...

Vadesi yakına eğleme meyil,
Sen sen ol zamanı zengine eğil,
Ben gibi hüzünlü hazanla değil,
Sen, taze baharla yazla güzelsin...

Aşk hevesle başlar, hasret, gurbetle.
Solmasın gençliğin gamla, kasvetle.
Çünkü sen her zaman sen muhabbetle,
Şiirle, şarkıyla, sazla güzelsin...


TELEFONDA SEN
Bundan daha güzel müjde mi olur?
Merhaba diyorsun telefonda sen,
Sen ki konuşursun derdim mi kalır?
Nasılsın diyorsun telefonda sen...

Bu gece misketi çaldırmaz mıyım,
Başkenti ayağa kaldırmaz mıyım,
Sesini duyup da çıldırmaz mıyım!
Delisin, diyorsun telefonda sen...

Sağlığını düşün herşeyden önce,
Kendine iyi bak içme her gece
Seni Seviyorum, hem de delice!
Bilesin, diyorsun telefonda sen...

Mutluluk ne kadar kolaymış meğer,
Sevginin kadrini bilseydik eğer,
Kim ne derse desin, çekmeye değer,
Çilesin, diyorsun telefonda sen...

Çoktan terk ederdim, bu şehri, çoktan,
Arar diye caydım her yolculuktan,
Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan
Ne haber, diyorsun telefonda sen...

Sabrımı yenmese hasret nöbetim,
Arayıp sormaya yoktu niyetim.
O anda hapşırdın, çok yaşa dedim,
Beraber, diyorsun telefonda sen...

Albümde görünce aklıma esti,
Berbere uğradım dün akşam üstü,
Resmime bakarak saçımı kesti
Severdin, diyorsun telefonda sen...

Sevgi bu, insanı böyle inceltir,
Aklın ermediği yere yöneltir.
Sen de şiirlerinde böyle yüceltir,
Överdin, diyorsun telefonda sen...

Biraz da fedakâr olsaydın keşke,
Ne verdin destanlar yazdığın aşka?
Ömründen üç gece, hepsi bu, başka?
Ne verdin, diyorsun telefonda sen...

Hem içme diyorsun, içme de çıldır!
Hem de kalk şu anda bir kadeh doldur,
Hadi sağlığına şerefe kaldır,
Çınçınlat, diyorsun telefonda sen...

Bu yıl kurak geçti, bahar da yaz da,
Erik de olmadı, dut da, kiraz da,
Neler söylüyorum, lütfen biraz da,
Sen anlat, diyorsun telefonda sen...

Ne söylersen söyle, sen ne dersen de!
Anlat düşmanımı düşte görsen de!
Bir sigara yaksam, izin versen de;
Devam et, diyorsun telefonda sen...

Seni dinlemekten güzel şey mi var?
Çölde şırıl şırıl akan su kadar,
Yeter konuştuğum, benden bu kadar,
Merhamet, diyorsun telefonda sen...

Gelirsem görünme, kendini gizle,
Seni yağmalarım, yerim bu hızla!
Yerin kulağı var, açılma fazla,
Orda kal, diyorsun telefonda sen..

Canım ne istiyor şu anda bilsen?
Ah mümkün olsa da bulup da gelsen,
Kendi ellerinde incecik dilsen,
Portakal, diyorsun telefonda sen...

Afedersin bazen sapıtıyorum,
Böyle saçma sapan lâf ediyorum,
Kapı çalınıyor, kapatıyorum,
Hoşçakal, diyorsun telefonda sen...

BİLSEYDİM

Meydan mı verirdim bu ayrılığa?
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim dünyanın böyle karanlık,
Bilseydim bu kadar dar olduğunu.

Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın
Bilseydim bir anda kor olduğunu.
Bilseydim şu anki gönül acımın
Senin yokluğundan var oldugunu.

Boyun mu bükmezdim sitem etmene,
Bilseydim sükutun kar oldugunu.
Sebep mi olurdum dargin gitmene,
Bilseydim küsünce sır oldugunu.

Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz,
İçimin ağlayan nar oldugunu.
Bilseydim odamın dört duvarı buz,
Sensiz yatağimin kar oldugunu.

Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim zindandan daha karanlık,
Bilseydim hücreden dar olduğunu....

ALIŞAMADIM
Sen geçtin yine ben sınıfta kaldım;
Bir türlü yanına ulaşamadım.
Sevda sınavından teşekkür aldım;
İhanet dersine çalışamadım...

Gözlerim kapansa uykusuzluktan,
Korkarım hocama saygısızlıktan,
Bir örnek istedi duygusuzluktan;
Seni diyecektim konuşamadım...

Vefasız olmayı bilmedim diye,
Adını kalbimden silmedim diye,
Okuldan atıldım gülmedim diye;
Tebessüm etmeye alışamadım...

Bu konuyu yazdır